Header Ads

DÜNYANIN EN GÜZEL KOKUSU


Bugün çok iyiler kategorisinde değerlendirmesem de sürpriz sonlu ve etkileyici finale sahip bir filmi tanıtmak istiyorum. Vizyon tarihinden iki hafta kadar sonra filmi sinemada izleme fırsatı buldum.

GÜNÜMÜZ ERKEK KADIN İLİŞKİLERİNE SAHİCİ BİR ELEŞTİRİ


Açıkçası büyük beklentilerle gittiğim bir film değildi. O sırada vizyonda ilgimi çeken bir film olmaması dolayısıyla gittiğim ve orta halli olmasını umduğum bir yapımdı. Filmin başrol oyuncuları Tuğba Ünsal ve Rıza Kocaoğlu isimleri de pek aşina olduğum kişiler değiller açıkçası.

Neyse biz filmin içeriğine gelelim. Dünya’nın en güzel kokusu denildiğinde hepimizin aklına farklı şeyler gelir elbette. Filmde ise hem evlat sevgisi hem de aşk ekseninde bir mana verilmeye çalışılmış. En azından izledikten sonra benim yüklediğim anlam bu oldu. Film benim için başlarda sıkıcı olmasa da anlamsızdı. Rıza Kocaoğlu, aşka inanmayan ve barlarda çapkınlık peşinde koşan orta halli bir şarkı sözü yazarını canlandırıyor. Tuba Ünsal ise daha aklı başında bir karakter çiziyor. Ancak tam olarak ne iş yaptığını çözemedim. Filmde baştan sona kadar biran önce verilmek istenilen sürpriz sona ulaşmak çabası mevcut gibi geldi bana. Bunu yaparken de ayrıntılardan mümkün olduğunca kaçınılmış. Ayrıca filmin başındaki sahne, sonuyla alakalı bir kopya niteliğinde olsa da anlamanız için yine de sonunu beklemeniz gerekecek.



Filmi böyle basit gibi anlattığıma da bakmayın. Aslında günümüz toplumundaki gelenekselleşen erkek ve kadın profillerine de sahici bir eleştiri getiriyor. En nihayetinde de olması gereken aslında bu diyerek güzel bir yere bağlıyor gibi. Oyunculuklar çok sade, yapmacıklık kesinlikle yok. Bu da yorulmadan ve ağız burun kıvırmadan filmi izlemenizi sağlıyor. Ulaşılmazdan ziyade sizin benim gibi insanlar var orada. Bir anlamda aşktan ve bağlanmaktan yoksun bir hayat yaşayan insanlar, siz de onların yaşantılarını izleyerek kendinize dersler çıkarabiliyorsunuz.

ÇOK İYİ DEĞİL, AMA...


Neticede, başta da söylediğim gibi çok iyi diyeceğim bir film olmasa da güzel dersler çıkarılabilecek, aşkın insanda neleri değiştirebileceğini görebilmek açısından izlenebilecek, oldukça vurucu sona sahip bir film benim gözümde. Kesinlikle izleyin diyerek sizi zorlamak istemem ama, bence bu filmi izleyin ve izledikten sonra film hakkındaki yorumlarınızı da eksik etmeyin. =)

6 yorum:

  1. Serhat merhaba;
    Uzun bir ara verdim belki isteyerek belki istemeden .... Hala toparlanamadıysam da bir gayret göz atmak istedim . Ve hemen senin blog ziyaretini de yapmazsam olmaz dedim ....
    Aslına bakarsan film kıyıdan köşeden izleyebileceğim bir film değil benim ... Nedense aklıma bile gelmeyeceklerden ... Benimle alakalı tabi ki bu ....
    Ama senin yine samimi güzel yorumlaman oldukça başarılı ...
    Emeğine sağlık ...
    Sevgiyle kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tesadüf eseri sinemada gitmiştim, bir anda gelmişti aklıma, sonrasında incelemesini yapayım dedim. İlk yazdığım yazılardan, o yüzden şimdikilerle arasında dağlar kadar fark var. :)
      Teşekkür ederim, sevgiler. :)

      Sil
  2. Film vizyona girdiğinde fragmanını izlemiştim, unutmadığım fragmanlardandı. Yazınız benim için iyi bir anımsatma oldu, sonunun beklenmedik olması ise merakımı uyandırdı. Bir fırsatını bulduğumda izlemek isterim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vurucu bir son, filmin en dikkat çekici ve etkileyici bölümüydü zaten. Öyle aman aman bir film olmasa da bu tarz filmlerden hoşlananların izleyebileceği türden. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  3. Bende de merak uyandırdı Serhat.Konusu açısından.Dilerim seyrederim.Sevgilerimle oğlum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Ece Abla, sevgiler. :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.