KİTAP İNCELEMESİ #11: İNS ANLARI AHMETLER - AYDIN AYDIN




Okuyanlar hatırlayacaktır, en son gittiğim Kocaeli Kitap Fuarında hediye olarak verilen kitaplardan birisi de "İNS Anları- Ahmetler" kitabıydı. Bu kitabı geçenlerde bitirdim ve 1984'ü okumaya başladım. İNS Anları kitabının yazarı Aydın Aydın, daha önceki Kocaeli kitap fuarlarında tanıştığım, fikirlerine değer verdiğim, katılmadığım yanlar olsa da kazandırdığı bakış açısını önemsediğim değerli bir büyüğüm.

Bu eser, kendisinin üçüncü kitabı. Benim okuduğum ikinci kitabı oluyor. İlk okuduğum kitabı ise "Gönül Sokağı Baskınları" idi. Kendisi Ankara İlahiyat mezunu ve buradan yola çıkarak öğretmen olmuş. Darbe öncesi dönemdeki olayları ve neticelerini bizzat yaşamış birisi ki kitaplarında da yaşadıklarına ve gördüklerine dair izlenimlerine yer veriyor. Okuduğum ilk kitabında, biraz anı-biyografi özelliği olsa da "İNS anları" kitabında, yaşadıklarını ve gördüklerini bir kurgu üzerinden dile getiriyor.

Düşünün ki, 'Oku!' diye başlayan bir 'Kitap'ımız var. Öyleyse, 'Okuma!' diyen bir söz, bizim dilimize asla yakışmaz. Ama 'Onu okuma!' diyen de bizizdir ve aynı zamanda da haklıyızdır. Çünkü 'Onu okuma!' dediğimiz kitap, aslında, yazılmaması gereken bir kitaptır.
Kitabın ön sözünde belirtildiği üzere tamamen kendi gördüklerini ve düşüncelerini aktarmaya çalışıyor. "Başka türlü görseydim ve başka türlü işitseydim, öyle yazardım" diyor kendisi. Ben kitabı okuduktan sonra, belki her söylenene katılmadım ama kesinlikle etkilendim. Kitabın içeriği ve kurgusuyla ilgili değinilecek çok nokta var, gerçekten titizlikle hazırlandığı belli oluyor. Bu anlamda bende titiz bir değerlendirme yapmaya ve emeğin hakkını vermeye gayret edeceğim.

İMAM HATİPLİ AHMET'İN ÖYKÜSÜ...


Romanımızın esas kahramanı, Ahmet isimli bir çocuk. Bu çocuk, annesiyle birlikte derme çatma bir köy evinde, fukara bir hayat yaşıyor. Babası ise hapiste, idam mahkumu. Babası, hapiste tanıştığı bir adam vasıtasıyla, oğlunun iyi bir eğitim alması için onun koruyucu bir aileye verilmesini sağlıyor. İşte Ahmet'in öyküsü de burada başlıyor. Küçük yaşta köydeki yaşantısından ve annesinden uzaklaşan Ahmet, İstanbul'a gönderiliyor. Burada ona çok iyi bakacak olan, annelik ve babalık duygularını daha önce yaşayamamış bir karı kocaya veriliyor. Kısa sürede bu aileyi, gerçek ailesi olarak benimsiyor ve kendisine bir düzen kuruyor. Ancak köyde bıraktığı ve "Aba" dediği gerçek annesini de asla unutamıyor ve bir gün onun yanına dönmek, ona tekrardan sarılmak için ant içiyor.

Uykuya terzi olarak yatan terzi olarak, eşkıya olarak yatan eşkıya olarak kalkar. Ancak, şehre gelen köylü, köylü olarak yattığı uykudan, şehirli olarak uyanır.
Kitapta, kaderin ördüğü ağlarla hayatları kesişen Ahmetler'in öyküsü olduğu için "İNS Anları- Ahmetler" adı konulmuş. Mesela, çocuk Ahmet'i, babasının girişimleriyle, daha iyi koşullarda yetişmesi için annesinden almaya gelen kişinin adı da Ahmet Adıgüzel. Şimdi anlatırken biraz karışık gelebilir fakat okuyacak olursanız, aslında o kadar da karmaşık olmadığını fark edeceksinizdir.

İNS VE AN



Toprak insanla, insan toprakla ve her ikisi zamanla değişir. Evet, her üçü de değişir ama değişen aslında sadece insandır. Çünkü ins ve an olan sadece insandır. Başka her şey kendisi iken, insan, kendisi ve kendisinin var olduğu anlarıdır.
Ahmet, büyüyor ve İmam Hatip Lisesi'nden mezun oluyor ve sonrasında üniversiteye gidiyor. Burada bambaşka bir dünya ile karşılaşıyor ve toplumdaki siyasi görüş farklılıklarından meydana gelen ayrışmalara ilk burada tanık oluyor. Girdiği sınıfta, herkes kendi grubunu oluşturmuş ve bir aitlik duygusu içerisinde hareket ediyor. O ise kimseye ait olmak ihtiyacını hissetmeden bir birey olarak var olmak istiyor. 

Dindar insan, 'Dini' kendi davası saymaz. Çünkü 'Din Tanrı katındandır' buna inanır. Din, Tanrı'nın davasıdır. Gerçek dindarın davası ise sadece kulluk davasıdır.
Tüm eğitim merhalelerini başarıyla tamamlayan Ahmet, öğretmen olarak bir köye atanıyor. İmam olma hayali, artık suya düşmüş gözükse de kaderin cilvesiyle, atandığı köyde imam olmaması neticesinde, boş vakitlerinde, namaz kılacağı zaman bu görevi de yerine getirmeye başlıyor. Ancak bir süre sonra bu olay duyulduğunda, müfettişler gelip gitmeye, kendisini uyarmaya ve bunu yapamayacağını söylemeye başlıyorlar. Bu tür olaylar üzerinden, yazarın ve İmam Hatipli bir genç olan Ahmet'in gözünden, darbe psikolojisindeki Türkiye'nin toplumsal ve siyasi yapısı gözler önüne serilmeye çalışılıyor. Bunların yanında kitapta, köylülüğe, köyden kente göç sebeplerine ve bunun toplumda yarattığı değişime dair de önemli tespitler var.

Dünyada her şey çeyiz gibidir Tahir kardeşim. O süse aldanmayacaksın. İnsanoğlu, kendine ait her şeyi allar-pullar. Aslolan, her şeyin kendi hakikatidir.
Kitaptaki cümlelerin neredeyse hepsi felsefi bir dil benimsenerek yazılmış. Bu da okurken bol bol düşünmenizi, sorgulamanızı ve bazen de tekrar tekrar okumanızı sağlıyor. Yanlış anlaşılmasın, kitap son derece akıcı, okurken hiç yormuyor ama fazlasıyla düşündürüyor ve okuyanlara farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Yani Türkiye'nin geçmişine, insanlara, topluma, köylülük kavramına ve dini konulara karşı yeni bir bakış açısı ediniyorsunuz.

Halbuki dindarlık, tamamen doğruluk ve dürüstlüğü gerektirir. Bunun takdir edilmesi de beklenmez. Sahte dindarlık ise hep takdir edilmeyi ister. Takdir edilecek ki, aldatma kabiliyeti artsın.
İnanın kitabın içeriği çok zengin ve değinilecek çok nokta var. Sadece alıntıladığım kısımları yazsam, başlı başına bir konu olur. Kitapta her ne kadar darbe dönemi Türkiye'sinin özellikleri ortaya konuluyor olsa da, asıl anlatılmak istenen şey "insan". Hakikatli ve hikmetli bir anlatımla, insanın var oluş mücadelesi, geçirdiği merhalelerle birlikte aşk, zaman, din, toplum gibi kavramlar ele alınmaya çalışılmış.

Gözyaşları her zaman en güzel aşk hikayelerini anlatır.

SON SÖZLER


Kitabı okur musunuz, ilginizi çeker mi bilmiyorum ama ben elimden geldiğince size aktarmaya çalıştım. Her şeyden önce çok titiz bir çalışmayla hazırlandığı belli oluyor kitabın. İçeriği de dolu dolu ve boş söylenmiş bir söze rastlamadım. Bana göre bir kitabın en önemli özelliği, okuyana yeni ve farklı bir bakış açısı kazandırmasıdır ki bunu edindiğimi düşünüyorum. Aslında kitapla ilgili söyleyebileceğim çok şey olsa da konuyu burada noktalıyorum ve sözü size bırakıyorum. Yorumlarınızı merakla bekliyorum. :)

Huzurlu, mutlu ve hayırlı bir bayram geçirmeniz dileklerimle...
KİTAP İNCELEMESİ #11: İNS ANLARI AHMETLER - AYDIN AYDIN KİTAP İNCELEMESİ #11: İNS ANLARI AHMETLER - AYDIN AYDIN Reviewed by Serhat Ocak on Temmuz 04, 2016 Rating: 5

27 yorum

  1. Kitabın içeriğinin çok zengin olduğu gerçekten belli.Okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.Güzel anlatımınız için de teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir çok alıntıladığım kısmı yazamadım uzatmamak için, içim gitti, gerçekten zengin bir içerik sunmuş. Ben teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Kitap baya ilgimi çekti, karşılaştığım ilk anda alır okurum muhtemelen, umarım karşılaşırım da. Alıntıları da çok beğendim. *-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, yakında bir çekiliş yapmayı düşünüyorum kitapla ilgili, takipte kalın, belki size denk gelir ve dilerim beklentinizi karşılar, okuduğunuz zaman. :)

      Sil
  3. Alıntıları bende çok beğendim. Yine kendine has yorumun ile şahane anlatmışsın, kalemine sağlık^^ Mutlaka okuyacağım diyemem ama çok merak ettim. Umarım bir gün şans verebilirim. Hayırlı bayramlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişik bir kitap, herkese göre bir şeyler var bence, kurgusu da sıkmıyor. Yine de tercih meselesi tabi. :) Hayırlı bayramlar, teşekkür ederim. :)

      Sil
  4. Bize farklı ve yeni bakış açıları kazandırabilecek böyle kitapları hep sevmişimdir, bu kitap da bi okunmayı hak ediyor gibi görünüyor. Çok güzel açıklamışsınız kitabı, ayrıca alıntılar da çok güzel ve kitaba olan merakımı arttırdı diyebilirim :) Elinize sağlık, sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de hak ediyor okunmayı, gerçekten emek verilmiş, zengin bir içeriğe sahip. Okuyacak olursanız, bekletiniz karşılar umarım. Yakın zamanda bir çekiliş yapmayı düşünüyorum zaten bu kitapla ilgili. :) Teşekkürler, sevgiler. :)

      Sil
    2. Ooo çekiliş çok güzel br fikir olmuş, takipteyim o zaman :):)

      Sil
  5. Çok güzel anlatmışsin. Baya bir ilgimi çekti. Çekilişi bakarsin ben kazanirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Tabi neden olmasın, belli mi olur? :D

      Sil
  6. Yazının ilk başlarında gördüğüm bir şey vaardı. Ben de AİHL mezunuyum. Üniversiteye İlahiyat harici bir bölüm ile devam edince gerçekten çok şaşırdım. (Aslaında siyasi ve ideolojik olarak farklılar olacağını tahmin ediyordum ama üniversite de yine de şaşırdım.)

    Dindar insan, 'Dini' kendi davası saymaz. Çünkü 'Din Tanrı katındandır' buna inanır. Din, Tanrı'nın davasıdır. Gerçek dindarın davası ise sadece kulluk davasıdır. Bu söz bana Cemil Meriç'in bir sözünü hatırlattı.
    ben bu kitabı okuyacağım. Piyasa da bu tip konulara değinen kitaplar çok az. Gördüğüm zaman hemen alacağım. İyi bayramlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman siz kendinizden çok fazla şeyler bulabilirsiniz bu kitapta. Gerçekten böyle konulara böylesine titiz bir anlatımla değinen çok az kitap var, bir çoğu da eski kitaplar. Güncel olması da ayrı bir artısı kitabın. Dilerim keyifle okursun, yakın zamanda bir çekiliş de yapacağım kitapla ilgili, belki kazanan siz olursunuz, takipte kalın. :) Hayırlı bayramlar. :)

      Sil
  7. Kitabımız şubat ayında çıktı. Yayından sonra ilk okuyucusu ben oldum. :)
    Bu kitabı gerçekten ben mi yazdım diye sormadım değil. Tuhaf ama okuyan çok kişi de bu kitabı gerçekten sen mi yazdin diye sordular.

    Bir okuyucu bu kitap bir insana dünyada amel olarak yeter... dedi.

    Yazmış ve yazabilmis olmakla mutluyum. Okuyucuya ulaşırsa elbette daha mutlu olacağım.

    Yazmam gerekliydi ve yazdım. Allah nasip ederse devamını da yazacağım.

    Ben ölünce nasılsa meşhur olacağım... :)

    Bu gün okunmadiysa elbet bir gün okunacaklar. :)

    Eminim.

    Katkiniz için sağolun.

    Kitaplarım sizindir. Nasıl isterseniz o şekilde olur.

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin Aydın Abi. :)
      Bence de harika bir kitap olmuş, çok etkilendim. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği eserler arasında olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle bugün olmasa da ileride okunacaktır, dilerim tez zamanda okunur, okutulur. Kalemine ve emeğine sağlık tekrar.
      Arkadaşlar kitap incelemesiyle ilgili yorumlarını bırakıyorlar, düşüncelerini dile getiriyorlar, senin de yorum yazman, destek olman beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim, saygılar, sevgiler. :)

      Sil
  8. Sen nasıl ki kitaptan etkilendiysen ben de kitap yorumundan etkilendim. Hakkını vermişsin, değerini hissettirdin, için rahat olsun. Kalemine sağlık Serhat!
    Alıntılar çok iyi, oku-ma olayı özellikle ;) İnsan değişir ama huy değişmiyor, kesin net =)
    Birey olarak düşünmek, var olmak, en güzeli ve zoru ;)
    Kitabı okumamış olsam da biri sorsa okumuş gibi anlatabilirim, güzel bir inceleme olmuş gerçekten ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle düşünüyorsan ne güzel, demek ki güzel anlatabilmişim, çok sevindim. :)
      Daha eksik kalan alıntılar da var, çok fazla var hangisini yazacağımı bilemedim. :)
      Teşekkür ederim. :)

      Sil
  9. Dolu dolu bir kitaba benziyor ve ne güzel demiş yazarımız asıl dava kul olma davası diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle, çok güzel tespitler var ve üslup çok hoşuma gitti. :)

      Sil
  10. konu iyimiş. edebiyatta fazla yazılmayan bir konu. yazılsın böyle hayatlar tabii yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, yeter ki üslubu güzel olsun, doğruyu arasın, güzeli, iyiyi tavsiye etsin. Her konuda yazılsın ondan sonra. :)

      Sil
  11. Ne güzel ve ayrıntılı bir inceleme yazısı olmuş erenler. Bu arada kitabın adını İnsan Anıları diye okudum ilk görünce. Siyasi konuları sevmesem de bu biraz farklı sanırım. Alıntıları beğendim. Fırsat bulursam okumayı istiyorum inşallah ⭐

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu biraz farklı. Yani okuduktan sonra aklımda siyaset kalmadı, ins ve an kaldı. :) Çekiliş yapacağım bu kitap için yakın zamanda, aklında bulunsun, takipte kal derim. :)

      Sil
  12. Aydın Aydın'ın romanı. Roman 350 sayfa. Karton kapak. TEMKUR, I. Baskı, Şubat 2016
    Romanın bilinen tarifinde, "Yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayları anlatan..." der. Aydın Aydın'ın kitabı için "yaşanmış olayları anlatan" diyebiliriz.Ufak tefek tashih hataları dışında son derece akıcı, insanı kendine çeken ve sürükleyen bir kitap olmuş. Öğrencilerime, arkadaşlarıma ve bütün dostlarıma, herkese bu kitabi edinip okumalarını hararetle tavsiye ederim.
    Bu roman tam da "bizim kesim" diyebileceğimiz neslimizin hazin bir hikayesi. Özellikle 68 kuşağına, yetmişli, seksenli ve doksanlı yıllara ayna tutuyor diyebiliriz.
    Sayın Aydın Aydın'ı tebrik ediyorum. Bu güzel eseri yazdığı için teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkürler. :)

      Sil
  13. Basta önyargili basladim okumam diye ama ilginc bir kitaba benziyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar kitapta bir takım siyasi çıkarımlarda da bulunuyor, kendi gördüğü ve bildiği doğrultuda, bunlara katılıp katılmamak kişiye göre değişir, ancak okuduktan sonra akılda kalan bunlar olmuyor. Kitabın adı gibi "insan ve üzerine söylenenler" kalıyor akılda. Gerçekten ilginç ve güzel bir kitap. :)

      Sil