NE İZLİYORUZ?




Bu aralar kendimi çeşitli konularda araştırmalara verdim. Genel olarak ülkemizin kitap ve film kültürü üzerine yoğunlaşıyorum. Bu konularda iyi veya kötü olmamızın nedenlerini irdelemeye ve neler yapılabilir sorusunun cevabını bulmaya çalışıyorum kendimce.

Bu yazımda, "Ne izliyoruz?" sorusunun cevabını aramaya çalışacağım. Çok basit bir şekilde, istatistiklerden yola çıkarak, okuduklarım ve kendi yorumlarım doğrultusunda bir kaç kelam edeceğim.

ÇOK İZLEMEK Mİ, YOKSA AZ AMA ÖZ İZLEMEK Mİ?


Platon'un meşhur "Devlet" adlı eserini okuduğumda, doğru cevabı sürekli sorular sorarak bulmaya çalıştığını fark etmiştim. Sorulan sorular vasıtasıyla insanların doğru cevabı kendilerinin bulması amaçlanıyordu. Ben de bu yazımda, doğruyu bulmak adına, bulamasak dahi mümkün olduğu kadar yaklaşmak adına bol bol soru soracağım.

Box Office Türkiye adresinde, 1989'dan günümüze kadarki yerli ve yabancı filmlerin izlenme sayılarına ve hasılatlarına dair faydalı veriler sunulmuş. Buna göre, en çok izlenen 100 yerli film olarak ele aldığımızda, bu filmlerin yarısından fazlasının komedi filmi olduğu göze çarpıyor. Aynı listede yer alan filmlerden ilk 10 sıralamasına baktığımızda ise komedi filmlerinin oranı %80'e ulaşıyor ki bunlardan 3 tanesi Recep İvedik serisine ait. Sizce bu neyi ifade ediyor? Bu şekilde biz sinemayı hakkını vererek izleyen, onu yücelten ve iyi işlere değer veren bir toplum oluyor muyuz? Daha basit şekilde bu veriler iyi yolda olduğumuzu mu gösteriyor yoksa kötü yolda olduğumuzu mu?

Yerli Filmler bazında 1989'dan günümüze kadar en çok izlenen 10 yerli film.(kaynak:Box Office Türkiye)

Ben kitap okurken veya film izlerken, bunların bana ne katacağına önem veririm. Yani okuduğum bir kitap veya izlediğim bir film, günümüz meselelerine karşı bir bakış açısı kazandırmıyorsa, geçmişten ders çıkarmamı sağlamıyorsa veya bireysel ve toplumsal konularda çeşitli sorgulamalar yapmama yardımcı olmuyorsa, bu eylemi gerçekleştirirken harcadığım zaman benim için büyük ölçüde boşa gitmiş demektir. Buradan yola çıkarak bu filmlerin çok izleniyor olmasının aynı zamanda zamanımızı ne kadar boşa harcadığımızı ve önemli meseleleri görmezden gelerek gülüp geçtiğimizi de göstermiyor mu sizce?

YERLİ FİLMLER YÜKSELİŞTE!


TÜİK ve Kültür Bakanlığına ait verilere göz gezdirdiğimde ise özellikle son 3-4 yıl içerisinde yerli filmlerin, izlenme sayısı ve hasılat bakımından, ülkemizde vizyona giren yabancı filmlerin önüne geçmeye başladığını gördüm. Geçmişte hasılat ve seyirci sayıları kıyaslandığında (ki genellikle bu veriler birbirine paralel seyrediyor) yabancı filmler %60'a %40 gibi oranlarla yerli yapımların önünde seyrediyordu. Şimdilerde ise bu durum tersine dönmüş durumda. Üstelik aynı verilere göre, sinema izleyen kişi sayısı da artış göstermiş. Bu veriler doğrultusunda, bütçe ve kalite bakımından yerli yapımların artık belirli bir seviyeye ulaştıkları ve görsel anlamda bizleri doyurmaya başladıkları söylenebilir. Fakat az evvel sorguladığım konu üzerinden ele alacak olursak, nicelik olarak "olumlu" seyreden bu verilerin "nitelik" olarak da aynı olumlu etkiyi yaratıp yaratmadığını düşünmek gerekir.

sinema.gov.tr sitesinden alınan yerli-yabancı film "izlenme oranı" verileri.(2005-2015)


Peki, bizim film izleme kültürümüz ile kitap okuma alışkanlığımız arasında bir bağlantı bulunuyor olabilir mi? Eğer böyle bir bağlantı varsa bu bizi ne yönde etkiliyor/yönlendiriyor olabilir?

Yerli ve yabancı kuruluşlara ait özel araştırmalar ve resmi devlet kurumlarına ait verilerden yola çıkılarak çokça dillendirildiği üzere çok kitap okuyan bir toplum değiliz. Hatta açıkça "az okuyan toplum" statüsünde değerlendiriliyoruz. Okuyan bir toplum, aynı zamanda sorgulayan bir toplumdur. Hatta sorgulamayı bir yaşam prensibi haline getirip bundan keyif alır. Bu yadsınamaz gerçekten yola çıkarak, çok kitap okuyan bir ülke olsaydık eğer, hala Recep İvedik gibi filmler gişe rekorları kırıp, yıllar boyu en çok izlenenler kategorisinde kendisine yer bulabilir miydi?

NEREYE GİDİYORUZ?


Şimdi, mevcut verilerde üst sıralarda yer alan yerli filmleri ve baş rolde yer alan karakterleri bir düşünün. Bu filmlerdeki senaryoyu ve tiplemeleri takip eden insanlar ne elde etmiş oluyor? Bu elde ettiklerimiz toplum yapısına ne şekilde yansıyor? Kitap okuma ve sinema/film izleme kültürümüz/alışkanlıklarımız açısından baktığımızda, sizce nereye gidiyoruz?

Yazının bir bölümünde bahsettiğim üzere nicel verilerle bakıldığında gelişme gösteren, kalite ve imkanlar açısından da olumlu bir ivme kazanan yerli filmlerimizin içeriğine ve karakterlerine baktığımızda aynı olumlu görüşe sahip olmak pek de mümkün olmuyor. En azından benim açımdan durum böyle. Elbette, bu yazdıklarımdan ve sorduğum sorulardan "hiç gülmeyelim" veya "hiç komedi filmi yapılmasın" gibi bir anlam çıkartılmamalı. Bu işi çok yerinde yapan ve insanları güldürürken düşündüren çok başarılı yapımlar da mevcut.

Sonuç olarak, sinemayı bir eğlence aracı olmaktan çok bir fayda unsuru, bir sanat dalı olarak görmek ve onun nimetlerinden en doğru, en verimli şekilde faydalanmak gerektiğini vurgulamak istiyorum. İşini iyi ve bilinçli yapanlara, sanata değer verenlere ve insana/insanlığa katma değer sağlamak yolunda hareket edenlere destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tüm bu soruların cevapları benim açımdan oldukça karmaşık ve nereye gittiğimizi pek kestiremesem de iyi yönde ilerlemediğimiz hissi daha ağır basıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?







NE İZLİYORUZ? NE İZLİYORUZ? Reviewed by Serhat Ocak on Temmuz 29, 2016 Rating: 5

31 yorum

  1. Kitap, sinema gibi alışkanlıklar gelişemeyecek; ama futbol rakipsiz hatta bazı kadınlar için bile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru adımlar atıldığında gelişebilir elbette ama şu şartlarda karamsar bakmak kaçınılmaz oluyor tabi. Futbol toplumun afyonu gibi zaten yaygın tabirle... :)

      Sil
  2. Recep İvedik serisinin bu kadar çok izlendiğini gördükçe geleceğe dair umudum azalıyor.Ne sanatın ne de gerçek sanatçıların hala farkında olmadığımızı düşünüyorum.Bir psikolojik danışman olarak olumsuz tablo çizmek istemiyorum ama tablolara bakarken fazla olumlu bir şey de göremiyorum :( Dilerim farkındalığımız giderek artar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef durum böyle, bu olumsuz düşünmekten ziyade gerçekleri ortaya koymak, bir durum değerlendirmesi yapmak aslında. Burada ve farklı yerlerde bu tür konuların dile getirilmesi ve herkesin düşüncesini ortaya koyması dahi iyi yönde bir aşamadır. :)

      Sil
  3. Komedi filmleri küfürlü, sanat filmleri sıkıcı, korku filmleri ironik olduğu sürece Türk sinemasına olumsuz bakmaya devam edeceğim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine kendine has üslubunla durumu güzel özetlemişsin. :)
      Ama burada sanat filmleri için bir parantez açmak gerekiyor bence. Belki de onları farklı gözle izlemek gerekiyordur. Aşina olmadığımız ve anlayamadığımız için de sıkılıyor olabiliriz. Ben de çoğu sanat filminden sıkılıyorum ama farklı bir gözle izleyince durum değişebiliyor. Ödül alan çok başarılı yapımlar var çünkü, bunları da göz ardı etmemek gerek. :)

      Sil
  4. Kesinlikle iyi yönde ilerlemiyoruz Serhat.Bazılarımız alt yapıda sağlamsa zaten seçimini ona göre yapabiliyor.Ama bu Türk Komedi filmlerinin hiç birini, yani bildiklerimden kasıtla, asla beğenmiyorum.Yabancı yapımlarda mutlaka anafikir oluyor da, hele tanıtımlarını yaptıklarınızı hep seyretmek istiyorum.Ben erken doğmuşum :(( İnan yetişemiyor ve ciddi ciddi üzülüyorum.Sevgilerimle oğlum.Selamlar ailene.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belirli bir seviyede ilerleyen, kaliteli çok az komedi filmi var zaten. Tüm türlerde değerlendirildiğinde durum böyle aslında. Halbuki tarihimizde o kadar yaşanmışlık, anlatılacak o kadar olay, tanıtılacak öylesine kültürel birikim var ki, insan bu kadar sığı yapımların çıkmasına şaşıyor gerçekten. Senin hayatın film gibi zaten Ece Abla, senin yazıyor olman, düşüncelerini aktarıyor olman yeter, bence çok bir şey kaçırmıyorsun, aksine çok şey kazandırıyorsun. Sevgiler, saygılar. :)

      Sil
    2. Blog dünyasındaki varlığımı böyle değerlendirdiğin için çok teşekkürler Serhat.Sevgilerimle oğlum:)

      Sil
  5. Bu konu da bazı konular gibi, çok tartışıp sonuca bağlayamadığımız konulardan biri. Şöyle bir şey de var. İyi filmler yapıldı da bu millet izlemedi mi? Babam ve Oğlum mesela. Yeter ki iyi film olsun. Çok komedi izlenmeye gelince. Bunlar bence bir aşama. Bunları yaşamamız lazım. Yaptıkça daha iyisi, yaptıkça daha iyisi olacak. Kaliteli mizah yapilacak gün gelecek. Ama biraz zaman. Bu sıra Türk sineması doğum sancısı yaşıyor. O yüzden bunlar normal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana kalırsa iyi filmler yapıldı ve gereken değer verilmedi. Yani bir Recep İvedik yada benzeri filmler kadar olamadı hiç birisi. Aynı şekilde yapımcıların pek çoğunun sanat yapayım, topluma bir şey kazandırayım, iyi şeyler ortaya koyayım kaygısında hareket ettiğini düşünmüyorum. Eğer öyle olsaydı tablo bu şekilde olmazdı. Babam ve Oğlum gibi filmi ilk sıralarda görürdük mesela...
      İnşallah dediğin gibi olur abi, doğum çoktan gerçekleşmiş ve çocuk yanlış yetiştiriliyor gibi geliyor bana. Bir yerden sonra geri dönüşü zor olur bunların, o yüzden pek normal karşılayamıyorum ben. :)

      Sil
  6. Düşüncelerine sonuna kadar katılıyorum. Komedi türünde filmlere de, gülmeye de ihtiyacımız var tabii ki ama bir insanın zekasını ve kültür düzeyini güldüğü şeyler, mizah anlayışı da gösterir. Tabloya baktığımda gerçekten çok üzüldüm.. Bu bildiğim bir şey olsa da yazını okurken toplumumuz için üzüldüm gerçekten. Sadece filmler konusunda değil, televizyon kanalları birbirinin aynısı, hiçbir manevi değer taşımayan, insana faydalı hiçbir mesaj vermeyen dizilerle dolu ve şimdiki nesil bu dizilerle büyüyor. Senin de söylediğin gibi kitap okuma oranımız yükselmezse, insanımız daha fazla kitap okumazsa hiç iyi olmayacak bu işin sonu. Bu tür ucuz komedi filmlerini izleyenler de o kitap okumayan kitle çünkü... Toplumumuzun daha fazla düşünmeye, daha fazla sorgulamaya; bunu yapabilmek için de daha fazla kitap okumaya, daha fazla araştırmaya ihtiyacı var.. Düşündükçe üzülüyor hatta sinirleniyor insan ama gerçekler böyle ne yazık ki.. Çok güzel yazmışsın, düşüncelerimiz bu konuda aynı. Çoğu insanın hislerine tercüman olmuşsun bence, aynı fikirde olmayanları da düşündürecek, hatta belki de aydınlatacak türde bir yazı olmuş.. Kendi adıma teşekkür ediyorum, eline sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yandan bakınca yapılan filmler toplumla alay ediliyormuş gibi bir görüntü var. Siz anca buna layıksınız, bunu izleyin demek istiyor sanki birileri. Kesinlikle bunların daha çok dillendirilmesine ve sorgulanmasına ihtiyaç var. Gidiş iyi değil, bir yerden başlamak gerekiyor. Ben teşekkür ederim. :)

      Sil
  7. Tüm veriler kötüyü işaret etse de iyiye gidiyoruz diyeceğim çünkü inanışlarım doğrultusunda böyle söylemeliyim. Ülkemiz insanı eğitimsiz, küçük yaşta sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yakalanan, doğru düzgün bir aile yaşantısı görmeyen kişilerle dolu. Onların sayısı daha çok. Büyüdüklerinde belki bir nebze toparlanabiliyorlar ama oda ancak recep ivedik kadar olabiliyor işte.
    Ağızlarından küfür eksik olmayan, karşı cinsi gördüğünde ona her şeyi söyleyip yapabileceğini sanan insanlarla dolu çevremiz. Büyük bir yozlaşma yıllardır sürüyor hatta bence bilinçli bir şekilde yozlaştırılıyoruz. Bu nedenle keşke aklı başında biri gelse ve radikal kararlar alıp bu gidişe bir dur diyebilse.
    Ne mi yapabiliriz? Şimdi, tam şu an çevremizdekileri değiştirmeye başlayabiliriz. Sokaktaki çocuklara sevecekleri kitaplar verebilir, aramızın iyi olduğu komşuların çocuklarına onlara faydalı filmler izlettirebiliriz. Vah vah tüh tüh diyip geçerek hiçbir yere gidemiyoruz. Artık harekete geçmeliyiz.
    Çok büyük yarama parmak bastın Serhat. Hele o recep ivedik filmleri yok mu? Hiç çekilmemelerini dilerdim ama zaten sokaklar onunla dolu. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bilinçli olarak bunların yapıldığı düşüncesi bende de ağır basıyor. Neticede çok önemli tarihsel ve kültürel zenginliklere sahibiz ama ortaya konulan yapımlar genel olarak hiçbir anlam ifade etmiyor, sorgulamaya yöneltmiyor, öğretmiyor!
      Arkamızdan gelenlere ve çevremize örnek olmak, harekete geçirmek, öncülük etmek çok önemli. Bilinçli davranmak, sorunun üzerine gitmek gerek. Sevgiler. :)

      Sil
  8. Çok faydalı bir yazı olmuş emeğin için çok çok teşekkürler. Komedi filmi bile kaliteli olmalı bence. Cem Yılmaz'ın filmlerini beğenerek ve severek izlerim. Ama ne varki o listenin ilk sıralarında Recep İvedik olmamalıydı. Yazık gerçekten. İnsanımız mizahı küfürle eşdeğer tutuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Cem Yılmaz filmleri bir takım sorgulamalar ve mesajlar içeriyor. Ama bunların artması lazım. Mesele sadece mizah türü de değil aslında, sinemanın sanatsal yönüne yönelmek yerine vakit geçirecek, sadece eğlence olsun diye yapılan bir aktivite haline getirilmesi. Bu yöndeki yapımların çoğalması ve insanların büyük ölçüde bu "boş" filmlere itibar ediyor olması. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  9. Ne güzel arastirmissin :) ben kendi adima yurtdisinda oldugum için amazon prime veya netflix den çok az türk filmine ulasabiliyorum. Izledigim filmler ise beni hayal kirikligina ugratti dogrusu. Eski nezih türk filmlerini hatirlamayi sürdürüp yabanci sinemaya devam edecegim sanirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski filmlerdeki o ruh olsa keşke yine. Maddi anlamda imkanlar günümüzdeki kadar olmamasına rağmen ne kadar kaliteli yapımlar, film müzikleri çıkartılmış ortaya, tekrar tekrar izliyoruz, her seferinde duygulanıyoruz, etkileniyoruz, anlamlar çıkartıyoruz. Keşke yine öyle olsa, filmlerde o nezihlik ve sanat kaygısı ağır bassa. :)

      Sil
  10. Yerli filmler bana pek cazip gelmiyor Serhat... Az çok tarzımı da biliyorsun... "bana bir şey katacak mı?" olarak film seçkilerim de olmuştur, "ben filme katılıp kafam dağılsın" diye aksiyona kaptırdığım fantastik, bilim kurgu, distopya tercihlerim de olmuştur. Sürekli aynı çemberde, ne alırım/alacağım diye ilerliyordum bir ara, sıkıldım çünkü beynim yoruluyordu, yorucu geliyordu... Aralara serpiştirdim zamanla... Ve güzel olanı almak, değerlendirmek, olumsuz olanı da görmek, olumlu olanın kıymetini bilmek, kıyas, kritiği geliştirmek, her açıdan geniş bakmaya çalışmak... Bazen sanatı sanatçı gözüyle görmeye bile çabalama...
    Yani şu verdiğin sıralamada, yerli filmlerin olduğu, çok üzücü tablo, bu da net ama şaşırılacak bir tabloda değil. Yaratıcı, mesaj verici, beyin yakan durumların işlendiği, bilim adına yayınlanan makalelerin, yapmak istedikleri teknolojilerin yansıtıldığı bir yapım, yerli film var mı? Yok!!! Bu gelişmiş ülke olmakla da yakinen ilgili ki bu hayatın her alanına yansıyor!
    hep kısır döngü, belden aşağı durumlar tutuluyormuş gibi tablo... Düğün Dernek'i izlemiştim, hızlı espiri paslaşmaları ve sevdiğim oyuncular var diye keyifle izlediğimi hatırlıyorum, ama çerezlik, eğlencesine kategorisinde, beklentim de bu, fazlası yoktur, yerliler için ;)
    Kitap konusuna ve okumama konusuna hiç girmek dahi istemiyorum!
    Çok okumamız gerektiği gün gibi her alanda ortaya çıkıyor! Okumak, duyarsız olmamak -her şeyden bi haber yetişme durumu kastım-, iyi olanı almak,ne iyi ne kötü idrak etmek, sürekli kendini geliştirmek, sürekli sorgulamak, körü körüne benimsememek... hayat hızlı ilerliyor, uyumu yakalamak zor iş ;)
    Kalemine sağlık, sorgulama sürecine dahil ettiğin için teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim sizlere, çok güzel görüşler geliyor konu hakkında, kaçırdığım noktaları görüyorum, yeni fikirler ediniyorum.
      Dediğin gibi aslında toplumun alabileceği şeyler bunlar, az okuyoruz, bahsettiğin beyin yakan konular çoğunluğa ağır geliyor, düşünmemek daha cazip geliyor belki de. Şaşırıyor olmasak da can sıkan durumlar, insan ileriye gidilsin, biraz çabalansın istiyor ama kötüye gidiyor hep. :)

      Sil
  11. İnsan ne yediğine baktığı gibi beynini neyle doldurduğuna da bakabilmeli. Tam yerinde bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel özetlediniz, mümkün olduğu kadar seçerek, doğru işler yaparak yaşamaya çalışmak gerek diye düşünüyorum bende. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  12. Bu incelemeyi yapman çok iyi olmuş.Ben sinemaya giden biri değilim hep netten izlerim. Ama bakıyorum TV'DE yayınlanan filmler de kaliteli değil. Sinema yayinliyorsunuz ama o bile düzgün değil. Insanlar düşünsün istemiyorlar.Bir başka sorun ise çalıntı senaryolar bunu genellikle romantik filmlerde yapıyorlar. Bence bu konuda gelişmemiş lazım. Klavyene sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinemaya hak ettiğini düşündüğüm filmler için gidiyorum ama çoğu hüsranla sonuçlanıyor. Yine de oranın havası farklı, gitmeye devam ediyorum. :) "İnsan düşünsün istemiyorlar" tespitine katılıyorum, bilerek yapılıyor gibi daha çok. Bunu söyleyen başkaları da oldu. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  13. Öncelikle okuduğum en bilgilendirici yazılardan birini yazdığın için hem teşekkür ediyor hemde kalemine sağlık diyorum. Gerçekten çok sağlam bir yazı olmuş. Benimde az çok tarzımı biliyorsun her konuda, her türde film izleyebilirim ama ne yalan söyleyeyim yerli yapımlar ruhumu yoruyor benim.. Listeye ise hiç şaşırmadım. Bizde ki son durumun tablosu da bu işte. Nereye, ne zaman, nasıl gideriz bilemiyorum ama ileri gitmesini diliyorum. Filmlere bakarken yerli yapımlara göz ucuyla bile bakamamak sinir bozucu çünkü..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Verilerde her anlamda artış oluyor ama gerçek manada bir ileriye gidiş yok maalesef. Yağmur'un dediği gibi senaryolar bile çalıntı, kendi yazdıklarının "kalitesi" de ortada. Güzel filmler de yok değil ama hak ettikleri değeri görmüyor onlar da. Teşekkür ederim güzel yorumun için. :)

      Sil
  14. Çok güzel bir yazı olmuş. Hak veriyorum. Son 10 yılda en çok izlenen filmleri görünce şaşırdım. Keşke biraz daha kaliteli şeyler çıkarabilsek. Ne kadar artış olursa olsun yabancı yapımların yanından bile geçemiyoruz bu bir gerçek :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaliteli işler çıkıyor belki de ama beklenen/olması gereken ilgiyi görmüyor. Şuan bile aklıma pek çok güzel film geliyor aslında ama listenin genelde alk sıralarında yer alıyorlar ve izlenme düzeyleri ilk 10 sıralamasına göre hayli geride kalıyor. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  15. Recep İvedik serisinin en çok izlenenlerde başı çekmesi iyiye gidişe dair olumlu tek bir şeyin bile olmadığını gösterir. İzlenen filmler resmen toplumu yansıtan bir ayna olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel söylediniz, izlediklerimiz ve okuduklarımıza dair veriler aslında bizi yansıtan bir ayna gibi, teşekkürler. :)

      Sil