Header Ads

RAMAZAN'DA SULTANAHMET: ASIRLIK TATLAR VE SANATLAR

Ramazan ayının sonlarına yaklaşıyoruz. Normalde, Ramazan'ın başlarında yada en geç ortalarında gerçekleştirdiğim Sultanahmet ziyaretini bu sefer sonlara bıraktım. İyi ki de öyle yapmışım diyorum. Çünkü, daha önceleri adım atamadığım ve kalabalıktan kaçmak için erkenden eve dönmeye çalıştığım meydan ve çevresi bu kez yarı yarıya belki daha fazla boştu. Böylece rahat rahat dolaşma fırsatı buldum. Sadece Ramazan'a özel olarak sergilenen, el emeği göz nuru eserlerin arasında dolaştım ve bol bol fotoğraf çektim. Şimdi hep birlikte, Asırlık Tatlar ve Sanatlar adı verilen çarşıda bir gezintiye çıkalım.

Gezintiye başlamadan önce ufak bir teşekkür etmem gerekiyor. Dağınık Anne, beni haftanın blogu olarak seçti, kendisine ve iyi dileklerde bulunan herkese bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. Beni çok mutlu ettiniz. Haftanın blogu seçildiğim konuya buradan ulaşabilirsiniz. :)

TARİHİ SULTANAHMET MEYDANI'NDA ASIRLIK TATLARA VE SANATLARA YOLCULUK


Sultanahmet Meydanı'nın bir köşesine iliştirilmiş bu küçük ama gezmeye doyulamayan çarşıda, kültürümüzü ve tarihimizi yansıtan çok sayıda işçiliğe ve tatlara yer verilmiş. Giriş yaptığınız anda, her iki yanda sıralanmış, her birinde farklı bir sanatın icra edildiği veya çeşitli tatların sunulduğu küçük dükkanlar karşılıyor sizleri.

Çini sanatı.
Sağ taraftan başlıyoruz dükkanları gezmeye ve ilk dikkat çeken yer "Çini Sanatları" oluyor. Fotoğrafta da görüldüğü üzere tabaklar, kaseler, altlıklar, çeşitli motifler, süs eşyaları yer alıyor bu dükkanda. Kitap ayracı koleksiyonu yapanlar için de çok güzel ayraçlar mevcut. Çok pahalı, koleksiyonluk eserler de mevcut, küçük hediyelik eşyalar da. Yani herkes için bir şeyler var burada.

Ahşap yakma sanatı.

Biraz daha ilerleyince, çok sevdiğim "Ahşap Yakma Sanatı" çıkıyor karşıma. Bu dükkanda, dilerseniz orada kendinize özel bir şeyler hazırlatabilir dilerseniz de fotoğrafta bir kısmı görülen hazır ürünlerden seçip alabilirsiniz. Hepsi birbirinden güzel ancak özellikle film yıldızlarına ait çizimler favorim. Neticede film ve kitap bloguyum, gayet normal değil mi? :D Burada gözüm ahşap kitap ayraçlarını arasa da hiç göremedim. Belki gözümden kaçmıştır ama baya bir arayıp taramıştım, sanırım yoktu. Bunu bir eksiklik olarak söyleyebilirim.

Ahşap Oyuncaklar.

Ben tabi en çok hoşuma gidenlerle ilgili yorumlarımı bırakıyorum ama çok fazla çeşit var. Zaten her dükkan, başlı başına bir inceleme konusu olacak zenginlikte. Öyle küçükler falan ama öylesine güzeller ki insan gözlerini alamıyor. Hepsinden bir şeyler almak istiyor ama tabi o da mümkün olmuyor.

Bu küçük çarşıda, elimin en çok gittiği dükkanlardan biri de ahşap oyuncaklardı. Küçük yeğenime bir ara almayı düşündüm ama sonrasında daha vakit var diyerek vazgeçtim. Çok güzel, yaratıcı oyuncaklar vardı. Bir kısmını görüyorsunuz zaten ama daha fotoğrafta çıkmayanlar da var. Üstelik çocuklar için çok sağlıklı, herhangi bir kanserojen riski yok. Daha dayanıklı oldukları da su götürmez. İleride kendi zevklerine göre boyayıp, süsleyebilme imkanları da var. Çok hoşuma gitti gerçekten, uzun süre inceledim buradaki ürünleri.

TURİSTLERİ BÜYÜLEYEN EBRU SANATI


Ebru sanatı.

Gezerken, asırlık sanatlar denildiğinde olmazsa olmazlardan "Ebru Sanatı" bölümüne de denk geldim ve o sırada hanım ablamızın yaptığı işi seyre koyuldum. Karşısında küçük bir kız, birlikte güzel bir lale motifi ortaya koyuyorlardı. Etrafı en kalabalık olan bölümlerden birisiydi. Özellikle turistler ilgi gösteriyordu. Ben tabi daha önce görmüş olmamın verdiği bir rahatlıkla izliyorum. Motifi işleme ve renklendirme kısmı bitip, sıra en son kağıdı suyun üzerine yerleştirip çekmeye geldiğinde etrafımda bir heyecan, kıpırdanma sezinledim. Sonrasında kağıdın çekilmesiyle hayret ve hayranlık karışımı tepkilerle bir alkış tufanı koptu. O an düşündüm, adamlar bizim sanatımıza bizden daha çok hayranlık duyuyor, ilgi gösteriyor diye. Çünkü ben çok beğenmeme rağmen hiç böyle bir hayranlıkla izlediğimi, tepkiler verdiğimi hatırlamıyorum. Sorun belki de bendedir. :)

KASETLERDEN AVİZE, TAVALARDAN SÜS EŞYASI!


Kaset kutularından yapılmış avize.
Şimdi sıra geldi en ilginç stantlardan birine. Bu bölümde sergilenen/satılan eşyaların her birinin üzerinde neyden yapıldığına ilişkin bilgilendirme yazıları bulunan kağıtlar var. Mesela bir süs eşyasının üzerinde "Tavadan Yapılmıştır" yazıyor. Bir diğerinde "Ütü masasından yapıldı" yazıyor. Böyle tuhaf tuhaf malzemelerden, akla hayale gelmeyecek güzellikte dekoratif eşyalar yapmışlar. İncelerken yok artık diyor insan. 

Standın geri kalanı.
Fotoğrafta sağda yer alan süs eşyasının üzerinde tavadan yapılmıştır yazıyor, hemen yanında ayakları gözüken ise bir sehpa ve o da dergilerden yapılmış. Böyle tuhaf, büyüleyici bir dükkandı işte. İlginç bir hediye almak istiyorsanız sanırım bundan iyisini bulamazsınız. :)

SON FOTOĞRAFLAR, SON SÖZLER


Başta da söylediğim gibi küçük olmasına rağmen çok renkli, insanın gezmeye doyamayacağı türden bir yer burası. Benim çok hoşuma gidiyor ve her Ramazan'da mutlaka ziyaret ediyorum. Daha burada ayrıntılı şekilde dile getiremediğim çok fazla sanatlara ve tatlara yer verilmiş. Şerbetçi stantları var ki, eğer giderseniz "Koruk Şerbetini" mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Onun dışındakiler de çok güzel, hepsini farklı zamanlarda denemiştim. Onun dışında tarihi asma kilit zanaatinin sergilendiği bir dükkan da vardı ancak orada fotoğraf çekilmemesini rica ettiler. Mesleklerini korumak için yapıyorlar sanırım, nedenini sorduğumda taklit edilmesini engellemek için olduğunu belirttiler bende saygı gösterdim. Koca koca kilitler, çok etkileyiciydi.


Onun dışında bakır tezgahları, çeşitli çeyizlik dükkanlar, yöresel kumaşlar, resim sanatı, cam sanatı, tatlıcılar, aklınıza gelebilecek her türde şekerleme ve tatlı satan dükkanlar... Benim burada hepsine yer vermem mümkün olmadığı için konuyu burada noktalıyorum. Son saydığım sanatlara yönelik fotoğrafları da kolaj olarak hemen yukarıya ekledim. 

Sizler Ramazan'da Sultanahmet Meydanı'na gittiniz mi? Neler yaptınız? Konu hakkındaki görüşleriniz neler? Yorumlarınızda belirtirseniz çok sevinirim.




23 yorum:

  1. Halk arasında "incik boncuk" diye adlandırılan bu tarz çarşılar ilgimi çekmiştir. Bir yerden geçerken denk gelirsem kesinlikle uğrarım. İstanbul'da yaşamadığım için böyle bir etkinlikten haberim yoktu. Ama paylaştığın bir iki fotoğraf bile ortamın güzelliğini gösteriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık Ramazan ayı boyunca geleneksel olarak kuruluyor bu fuar alanı/çarşı. Aklında bulunsun, belki bir gün yolun düşer, tavsiye ederim, gerçekten çok keyif veriyor insana. Teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. İnşallah yolum düşer :)

      Sil
  2. Çok iyi anlatmışsin. Gezmiş kadar olduk :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizzat gezmek de nasip olur inşallah, teşekkürler. :)

      Sil
  3. Hiç gitmedim ama anlatımınızı beğeniyorum.Güzel bir tur atmış oldum sayenizde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, belki bir gün denk gelir de gidebilirsiniz. :)

      Sil
  4. Daha önce bu gibi dükkanlarla çok karşılaştım fakat sadece Ramazan ayına özel açılanı ilk defa görüyorum. Aralarında ilginç olan eşyalar var, hoşuma gitti hepsi. Ayrıca yine Ramazan ayına özel Feshane'de il günleri var. Birçok ilin yöresel yemekleri, eşyaları, neredeyse her şeyini stantlarda bulabilmeniz mümkün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet onlar da çok güzel oluyor Semih, sadece Ramazan'da değil, çeşitli zamanlarda da oluyor sanırım. Bir defa gitmiştim, şimdi hangi yörenin olduğunu unuttum ama, orası da çok renkli, keyifli oluyor, farklı tatlar ve eserler sunuluyor. Sultanahmet'te geleneksel bir hal almış, fuar alanı gibi bir şey, bir ay boyunca meydanda kurulu kalıyor. Gelecek Ramazan'da bir gidip bakmanı tavsiye ederim, eğer böyle şeylerden hoşlanıyorsan. :)

      Sil
  5. Ben çinileri merak ediyorum. Ebru sanatı bir şekilde insanlara öğretiliyor ama çiniyi hiç kimse bilmiyor. Ben de bilmiyorum. Ama o maviliğin hayranıyım.
    Güzel bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, çiniyi sadece sergilenirken gördüm bende, hiç yapılışını izlediğim olmadı. Belki daha zor diye yanaşmıyordur insanlar, bilemiyorum ama o mavi görüntü insanın içini açıyor, çok farklı bir havası var gerçekten. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  6. Oraları gezdirmişti kızım.Ama öyle güzel anlatımın var ki hakkını vermişsin Serhat.Kutlarım seni oğlum.Güzel bayramlar.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırlı bayramlar Ece Abla sizlere de, çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  7. Anlatım çok güzel olmuş hocam. Gitmiş kadar oldum çünkü bu sene ilk defa ramazanda Sultahahmet'e gitmedim. İnsan Eyüp'te yaşayıp o kalabalığı görünce Sultanahmet'teki kalabalığı tahmin edip tırsıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kalabalık sıkıntı oluyor ama bu sefer, Ramazan'ın sonlarına denk getirmemden ötürü korktuğum kadar kalabalık değildi. Hatta bana çok boş bile geldi, çoğu yerde insan görünce seviniyorduk, bir anormallik vardı. :) Teşekkür ederim.

      Sil
  8. Ne güzel, ayrıntılı anlatmışsınız sanki bizzat gezmiş gibi hissettim okurken. Sırf Sultanahmete Ramazan'da gitmek için Türkiye'ye gelirdim ;) o Zaman gençtik tabi yas 16,17,18 gibi. En son o Zaman gittim ;( güzel yazınız icin beni zihnen oralara götürdüğünüz için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel. :)
      İnşallah tekrar gelme imkanınız olur, ben teşekkür ederim. :)

      Sil
  9. Yorumlarına sağlık Çok güzel anlatım olmuş :)

    YanıtlaSil
  10. Sultan Ahmet hep görmeyi istediğim ama İstanbul'da yaşamadığım için bir türlü göremediğim bir yer. Umudumu yitirmedim =) inşallah bir gün göreceğim. Çok güzel anlatmışsınız. Fotoğraflarda birbirinden güzel emeğinize sağlık. Çinileri bende çok seviyorum. Eşsiz bir güzellik ve son olarak o güzelim asma kilitleri bende çok merak ettim ve görmeyi çok isterdim =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yitirmeyin tabi, Ramazan'da ayrı bir renkli ve güzel oluyor, denk getirebilirseniz öyle gelin. Kalabalıktan hoşlanmıyorsanız o ayrı tabi. :)
      Asma kilitleri çekip sildim, mesleki olarak sakıncalı geliyormuş onlara, taklit edilebiliyor vs. dediler bende saygı gösterdim. Dilerim en kısa zamanda görebilirsiniz, teşekkür ederim. :)

      Sil
  11. Çinilere bayildim. Yillardir istanbula gitmedigim için bu yazi nostalji oldu benim için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendine has bir havası var çinilerin gerçekten. Sevindim öyle bir etki yaratmasına, dilerim gitmek nasip olur en kısa zamanda, teşekkürler. :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.