Header Ads

KİTAP İNCELEMESİ #14: BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ - KHALED HOSSEINI


"Bin Muhteşem Güneş" kitabı, işgal altında inleyen Afganistan'ı bu kez kadınların gözünden anlatıyor. İki Afgan kadının, beklenmedik şekilde kesişen kaderleri... Savaşın zorlukları ve toplumun baskısı altında hem insan hem de kadın olarak var olma mücadelesi...


BİR MUHTEŞEM KİTAP...

Khaled Hosseini'yi ilk romanı olan "Uçurtma Avcısı" ile tanıdık. Yazar, ikinci romanı "Bin Muhteşem Güneş" ile, yine ilk kitapta olduğu gibi muhteşem bir kurgu ve akıcı anlatımla, savaşın ve geleneğin pençesinde can çekişen Afganistan'ı, kader ortağı Leyla ve Meryem'in gözünden anlatıyor bizlere.

Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın...

Bu iki kadın, ilk başta, kaderin onlara hazırladıklarından habersiz, umut dolu, nispeten mutlu bir hayat sürüyorlar. Bu sırada, Rus işgaline uğrayan Afganistan'da işler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Genç erkekler vatan savunması için cepheye gidiyor ve pek çoğundan bir daha haber alınamıyor. Leyla, geleneksel Afgan yaşayışına göre biraz daha modern bir anlayışla yetişmiş, giyimi ve davranışları da bu yönde ilerliyor. Özellikle Rus işgaliyle birlikte, kadınların iş sahibi olmasının, okumasının, sokakta rahatça dolaşmasının, kısacası hayata tam olarak atılmasının yolu açılıyor.

Bir toplumun kadınları eğitimsiz olduğu sürece, başarıya ulaşma şansı yoktur.

Meryem ise şehirden uzak bir yerde, annesiyle birlikte, babasının yolunu gözleyerek, bir gün şehirdeki güzellikleri ve diğer kardeşlerini görmenin umuduyla geçiriyor günlerini. Başta her şeyden habersiz olan ve saflıkla babasını özleyen, gerçekten sevildiğini düşünen Meryem, aslında yaşadığı o köhne yerde, annesiyle birlikte bir yasak ilişkinin sonucu olmanın cezasını çekmektedir. Benzer bir hikayeyi, "Uçurtma Avcısı" kitabından da hatırlayacaksınız.

Belki de yüreksizlerin asıl cezası budur: gerçeği, iş işten geçtikten sonra, artık yapılabilecek hiçbir şey kalmadığında görmek, anlamak.

Leyla ve Meryem, aldıkları eğitim, aile yapıları ve yaşayış tarzları olarak birbirinden çok farklı olsalar da, sadece kadın oldukları için aynı zorlu kaderi paylaşmaları vurgusu da üzerinde durulması gereken noktalardan. Öyle ki, Leyla'nın sahip olduğu eğitim ve modern yaşam tarzı, ona nispeten daha cahil ve saf olarak görebileceğimiz Meryem'le ortak kaderi paylaşmasına engel olamıyor. Savaş ve kadınlara düşman gelenekler, toplumdaki hiçbir kadını ayırmadan, hepsini ortak bir çileye gark ediyor.

TALİBAN HAKİMİYETİ...

Siyasi anlamda istikrarın bir türlü sağlanamadığı ülkede, bağımsızlık mücadelesini kazanan Taliban, hakimiyeti ele almaya başlıyor. Herkes artık kurtulduk, bizim çocuklarımız savaşı kazandılar, artık özgürüz diye mutlulukla sokaklara dökülürken, örgütün getirdiği sözde İslam'i yönetim anlayışı altında çok katı kurallarla karşı karşıya kalırlar. Böylece, hayal kırıklıklarıyla dolu olarak farklı bir hayata atılmış olan Meryem ve diğer kadınların az olan hakları da artık ellerinden alınmıştır. Sokakta serbestçe dolaşmak, kocasına karşı koymak yada herhangi bir şekilde canını sıkmak suç sayılmıştır. Okumak ise tamamen hayal haline gelmiştir.

Hep kuzeyi gösteren bir pusula ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da mutlaka bir kadını işaret eder. Her zaman.

Bu katı kuralların yarattığı baskı yetmiyormuş gibi bu kez de bir iç savaş baş gösterir. Bu noktada kesişir Meryem ile Leyla'nın kaderi ve birlikte dayanışma örneği sergilerler. Zaman zaman özgürlüklerini elde etmek ve yeni bir hayata yelken açmak umuduyla, cesur adımlar atarlar. Kadınlara artık hiç değer verilmeyen bir anlayışın hakimiyetinde, savaş ortamında, kaderin zoruyla da olsa müthiş bir dostluk ve varoluş mücadelesi verirler.


ROMANIN İSİM HİKAYESİ

Bu kentin ne çatılarını ışıldatan aylarını sayabilirsin
Ne de duvarların gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi...

İranlı şair Saib-i Tebrizi'ye ait, 17. yüzyılda Kabil şehri için kaleme alınmış bu beyit, Khaled Hosseini'nin "Bin Muhteşem Güneş" romanına esin kaynağı oluyor. Yazar, başlangıçta bir sahne için kullanmak istediği bu beyitteki son bölümün, sonrasında kitabın adı için de harika bir seçim olacağını düşündüğünü belirtiyor bir röportajında. Belki de çok farklı duygularla kaleme alınmış olan bir şiir, bugün aynı şehrin dramını anlatan bir romanın ismine ilham veriyor böylece. Romanın sadece isim öyküsü bile pek çok değişimi dramatik ve şairane bir şekilde gözler önüne seriyor.

SON SÖZLER

Sarhoşun günahının bedelini hep ayık öder.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini'nin diğer kitaplarında olduğu gibi bir solukta okuyabileceğiniz bir roman. Gerçeklerden yola çıkarak yaratılan kurgu, Afgan halkının yaşadıkları başta olmak üzere, benzer durumda olan tüm coğrafyaların da sesi olma misyonunu üstleniyor. Bununla birlikte kitapta yitip giden veya tutunabildiği son dalda yaşam mücadelesi veren, aşk, umut, dostluk ve hasret gibi insani duygulara da çarpıcı bir şekilde, sahip olduğu müthiş kurgu içerisinde yer veriliyor. Hala okuma fırsatı bulamadıysanız, "Bin Muhteşem Güneş" en kısa zamanda okumanız gereken, muhteşem bir roman.



31 yorum:

  1. İlk kitabını okumuştum.Bu aralar işimle ilgili teknik kitap okuyorum bol bol.Uygun olursam buna da bakarım :) Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, ilk kitabı beğendiyseniz bunu da beğenirsiniz diye tahmin ediyorum. :)

      Sil
  2. Kesinlikle muhteşem bir kitap. Çok etkileyici ve sürükleyici. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, teşekkürler. :)

      Sil
  3. bunu da diğerini de okudum. bazı yerlerinde ağladım bazı yerlerinde halime şükrettim.. gerçekten başarılı eserlerdi... güzel yazı için teşekkürler =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanı içine çeken kitaplar, ben teşekkür ederim. :)

      Sil
  4. Bu kitabı okuduğumdan beri kadın haklarının sıkı bir savunucusuyum. İnsanın karakterine şekil veren kitaplardan biri. Senin gözünden bakmak güzeldi. Leyla'ya hayran olmamak elde değil. Afganistan'ı düşünmeden edemiyorum artık, yaşananların gerçek olması fazla insanlık dışı değil mi? :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaptaki iki kadın karakter de bende hayranlık uyandırdı. Aralarında ayrım yapamıyorum. Maalesef öyle, insanlığın nasıl bir noktaya geldiğini çok acı bir şekilde gösteriyor ve insanlar ders almıyor, aynı olaylar tekrar tekrar yaşanıyor. Kabullenmesi de anlaması da güç.

      Sil
  5. Kadınların kaderi bu demek ki.Ama en azından farkına varmaları, bundan sonrası için umut verici.Yine çok güzel bir anlatımdı.Emeğine sağlık Serhat.Selam ve sevgilerimle oğlum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötü gidişatı değiştirecek iradeyi ortaya koymak da yine bizlerin elinde, farkındalık yaratılması da bu anlamda önemli bir adım bana göre. Bende yorumuna sağlık diyorum Ece Abla, teşekkür ederim sevgiler. :)

      Sil
  6. Bu kitabı okuduktan sonra ortadogu kadinları adli yazımı yazmıştım. Çünkü kitap bana bu konuya değinmek gerektiği mesajını vermişti bende taliban ve daes uygulamalarını elestirmistim.Senin kaleminden okumak çok hoştu teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatırlıyorum o yazını, kitap insanda pek çok düşünce uyandırıyor, sende yazında güzel ele almıştın konuyu. Ben teşekkür ederim. :)

      Sil
  7. Tutmayın beni derhal yorum yapmam lazım. Yazarın en sevdiğim kitabı bu. Zaten hepi topu 3 kitabı var. Ben erkek bir yazarın, kadın hislerini bu kadar güzel anlatmasına hayran kalmıştım. Hatta bir gün arabada yanımda yabancı bir bayan vardı. Elimde kitabı görünce adını sormuştu. Ben İngilizcesini söyleyince de aaa deyip gözyaşı işareti yapmıştı. O da çok beğenmiş. Her ne kadar son kitabı Ve Dağlar Yankılandı'da yazardan soğumuş olsam da bu kitabı gerçekten adı gibi muhteşem. Eline sağlık, paylaştığın için teşekkürler kardeş ⭐

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dağlar Yankılandı kitabını henüz okumadım ve merak ediyordum açıkçası, şimdi sen öyle deyince bir duraksadım. :) Bu kadar güzel iki roman ortaya çıkaran bir yazar ne kadar kötü yazmış olabilir ki? Ayrıca erkek yazarın kadın hislerini güzel anlatması gerçekten benim de dikkatimi çekmişti. Kitap her yönüyle şaşırtıyor ve etkiliyor insanı. Ben teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. Son kitabı bana çok karmaşık geldi (başındaki masal güzeldi gerçi) ve yazarın dini hassasiyetlere saygılı olmadığı gibi bir düşünceye kapıldım.

      Sil
    3. Anladım, okuyunca bakarım artık. :)

      Sil
  8. Muhteşem de bir kitap çok beğenmiştim yer yer yüreğimin sıkıştığı ,gözyaşlarımın aktığı,kızdığım ,üzüldüğüm pek çok duyguyla karıştırdı beni anı yaşıyor gibi hissettim okurken mutlaka okunmalı.
    Teşekkürler Serhat çok da güzel yorumlamışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, okuyan herkes o duyguları yaşıyordur eminim, çok güzel yakalıyor insanı. :)

      Sil
  9. Uçurtma Avcısını okumuştum. Bunuda okuma fırsatı yakalarım. Okunucak kitap çok Anlatımına sağlık güzel paylaşım olmuş Serhat....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu da mutlaka okumalısınız öyleyse, teşekkür ederim. :)

      Sil
  10. Merhaba Serhat ;
    Yine ne güzel bir paylaşım olmuş kendince ve keyifli ....
    Benim elimdeki kitapla boğuşma anlarım düzelirse yeni kitaplara başlayacağım ...
    Keyifli pazarlar diliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :)
      Belki boğuşmadan bir sonrakine atlamak ve şimdiki kitabı sonraya bırakmak da bir çıkar yol olabilir. Benim de başıma gelmişti aynı durum, çok sıkıcı bir hal alıyor bir süre sonra. :)

      Sil
  11. bi okuyamadım şu kitabı :( yarın ilk işim kitapçıya gitmek ve bu kitabı almak olacak . :) Anlatım yine her zamanki gibi müthiş!! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de daha fazla vakit kaybetme, çok akıcı zaten, kısa sürede bitirebilirsin. Teşekkürler. :)

      Sil
  12. bu kitabı birkaç yıl önce okumuştum. okuduğum en güzel kitaplardan biri. bin muhteşem güneş'in benim için özel bir anlamı daha var. bloguma yazdığım ilk kitap yorumunu bu kitaba yazmıştım. bu yüzden ne zaman bir blogda yorumunu görsem nostaljik hisler duyuyorum :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir seçim olmuş başlangıç için, çok güzel bir şey sizin adınıza. Benim için de en iyilerden birisi. Teşekkürler. :)

      Sil
  13. Yıllar önce okumuştum ve gerçekten bugüne kadar okuduğum en güzel kitaplardan bitanesiydi. Okunup bitmesi çok kısa sürdü fakat etkisi uzundu aklımdan çıkartmam kolay olmamıştı. Şimdi yazdıklarınızı görünce belki tekrar okurum diyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, okuması kısa sürüyor fakat uzun zaman akıldan çıkmıyor, çok etkiliyor insanı. Neden olmasın? :)

      Sil
  14. Güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkürler, bana kalırsa da herkes okumalı. :)

      Sil
    2. rica ederim . bloğunuzu takip ediyorum

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.