FİLM İNCELEMESİ #18: GET OUT / KAPAN



Get Out / Kapan filmi yakın tarihte vizyona giren bir gerilim filmi. Film bir anlamda "ırkçılık" konusunun alışılmışın dışında bir tür üzerinden ele alınması olarak da değerlendirilebilir. Film aynı zamanda Yönetmen Jordan Peele'in ilk uzun metrajlı çalışması.



IRKÇILIK KONULU FİLMLERE YENİ BİR SOLUK


Dostum, sana o eve gitme demiştim.
Sinema tarihi boyunca ırkçılık konusunu işleyen sayamayacağımız kadar film çekilmiştir. Çekilen filmlerin çoğu biyografi, dram, tarih gibi kategorilerde değerlendirilebilir. Ancak ırkçılığı merkezine alan bir gerilim/korku filmi aşina olduğumuz bir durum değil. Dolayısıyla "Kapan" filmini öne çıkaran nokta da söz konusu özelliği oluyor.

Filmin konusunu kısaca ele alıp öyle devam edelim. Siyahi bir genç olan Chris, fotoğrafçılıkla uğraşan kendi halinde birisi. Bir hafta sonu sevgilisi Rose'un ailesi ile tanışmak için birlikte yola çıkarlar. Chris'in aklında Rose'un ailesinin kendisinin siyah olmasıyla ilgili ne düşünecekleri noktasında soru işaretleri vardır. Tanışma konusunda ne kadar isteksiz olsa da Rose'un telkinleriyle kafasındaki kötü düşünceleri atar. Ailenin şehir dışındaki evlerine vardıklarında Chris'in ilk dikkatini çeken şey tıpkı kölelik yıllarında olduğu gibi beyaz ailenin emri altında çalışan siyahi hizmetçiler olur. Bu hizmetçilerin tuhaflıkları Chris'in endişesini ikiye katlar. Chris, Rose'un tuhaf ailesine biraz olsun alışmaya başlarken kendisini hiç hesaplamadığı geleneksel bir toplantının içinde buluverir. Bu noktadan sonra içindeki endişeleri haklı çıkartacak kanıtlara ulaşsa da artık çok geç kaldığını fark eder. Çok usta bir şekilde tuzağa çekilmiştir ve artık kapana kısılmıştır. Artık kıstırıldığı kapandan kurtulmak için mücadele etmeye başlar...

TAHMİN ETMESİ ZOR DEĞİL!

Aklın boşa harcanması korkunç bir şey.
Filmin siyahi başrol karakteri Chris için gerilim ne kadar yüksek olsa da Jordan Peele bunu izleyiciye yansıtma konusunda pek başarılı olamamış ne yazık ki. Demek istediğim, izleyiciyi beklediği gerilimle buluşturamıyor. Bunun dışında bazı noktalar gereğinden erken açık edilse de şaşırtıcı noktalar da var. Ancak yine de dikkatli bir izleyici için olacakları ve sürprizleri kestirmek pek zor değil.

Filmde ağırlıklı olarak siyahilerin "üstün özellikli" hayvanlar olarak görülmesi ve bu amaçla kullanılması anlayışı üzerinde duruluyor. Chris'in can çekişen geyikle göz göze geldiği sahnede bu ırkçı düşünce kapsamında ikisinin özdeşleştirilmesi söz konusu. Aynı şekilde can çekişen geyik yaşanacak kanlı olayların da habercisi. Filmi ikiye böldüğümüzde, olayların kendini göstermeye başladığı ikinci kısımda "Saw/Testere" filmine benzeyen sahneler mevcut. Testere filmindeki "I want to play a game" sahnelerini bilmeyen yoktur. Hani bir odaya hapsolmuş bir yada birkaç insanın hayatta kalma mücadelesi. İşte onun çok ama çok benzeri bu filmde de mevcut. Artık Jordan Peele'in bunu yapmaktaki gayesi nedir bilemiyorum, bana kalırsa daha orjinal fikirler bulunup, gerilimi arttıracak bir ortam yaratılsa daha iyi olurdu.


Filmin tek eleştirisi ırkçı beyazlara değil, aynı zamanda onlara kendini sevdirmek ve uyum göstermek için özünden kopan, onlar gibi giyinen ve konuşan siyahi insanlara. Bu açıdan düşündüğümüzde ırkçılık yaparken ırkçılığı savunmak gibi bir çelişki de ortaya çıkıyor aslında. 
Çok fazla beyaz insan var, endişeleniyorum.
Giriş sahnesine de değinmeden olmaz çünkü orada verdikleri mesaj çok hoşuma gitti. Bilirsiniz filmlerde siyahilerin yaşadığı mahalleler tekin olmayan, insanların kaçırıldığı, öldürüldüğü, her türlü suçun ve pisliğin yuvası olan fakir yerler olarak sürekli göze sokulur. Bu filmde ise gece yarısı beyazların oturduğu ıssız bir mahallede dolaşan siyahi adamın uğradığı saldırı söz konusu. Yani ilk başta bahsettiğim algıyı tersine çevirme çabası var.

SON SÖZLER

Filmlerdeki ırkçılık konusunun sunuluşu noktasında getirdiği yeni anlayış ve filmde sıkça kullanılan metaforlar vasıtasıyla verilmeye çalışılan mesajlar anlamında başarılı bulsam da Kapan filmi beklentimi tam anlamıyla karşılayamadı. Buna karşılık izlerken bitse de gitsek hissi yaratan bir yapım da değildi. Filmin izleyiciyi kendisine çeken güzel yanları, oyunculukları ve başarılı karakterleri vardı. Yönetmenin ilk ciddi çalışması olduğunu düşünürsek de başlangıç için hiç fena değil diyebiliriz.

DEĞERLENDİRME



15 yorum:

  1. Ben ilk bölümdeki dozajı yüksek gerilimi sevdim. Her an kötü bir şeyler olacak beklentisi izleyiciyi filme bağlıyor. Başlangıç sahnesini başarılı buldum.
    İlk film için başarılı Mr.Peele. İkincisinde çok daha etkileyici bir işle karşımıza çıkacağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkıcı bir film değildi kesinlikle beni de bağlamayı başardı bir şekilde. Yeni filmlerinde daha başarılı olur umarım. :)

      Sil
  2. Güzel filme benziyor, en kısa zamanda izlerim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi seyirler dilerim öyleyse şimdiden. :)

      Sil
  3. Çok merak ediyorum bunu. Nete gelir gelmez izleyecegim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnternete düştü bile aslında. :)

      Sil
  4. Filmi çok güzel anlatmışsın. Baya ilgimi çekti. Umarım en kısa zamanda izleyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. İyi seyirler dilerim şimdiden. :)

      Sil
  5. Anladığım kadarıyla yönetmenin ilk çalışması olduğundan bazı eksikleri/açıkları var filmin. Fakat konusu itibariyle benim ilgimi çok çekti. Beklendik olmasıyla ilgiliyse endişem yok çünkü ben hiç tahmin yürütemiyorum olayların gelişimiyle ilgili, yani film beni büyük ihtimalle şaşırtır :D Yok yapamazsa, cidden her şey açık seçiktir gerçi.. Umarım şartlanmamışımdır farkında olmadan yazını okuduktan sonra.. Güzel bir inceleme olmuş, filmi listeme ekliyorum ve çok merak ediyorum :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında tamamen açık seçik olma gibi bir durum söz konusu değil, daha çok dikkatli izlendiğinde göze batan detaylar var ve olacaklar konusunda fazlasıyla tüyo veriyor. Bu durumu yönetmenin ilk çalışması olmasına bağlayabiliriz elbette, gayet izlenebilir bir film, tür olarak da seviyorsan keyif alırsın, hatta belki benim aksime bolca şaşırırsın. İyi seyirler. :)

      Sil
  6. Serhat, film izleyemediğim için öyle özlemişim ki anlatımını, dikkatle okudum. Kendimce alacağımı aldım. Bu gece blog okuyorum. Senin yayınını çok merak ediyordum. Şurası çok dikkatimi çekti. Eskilerde siyahilerin başlarına gelenler hakkında çevrilen filmleri eşimle, ablamla izlerdim. En çok da bu konuda merakı ölene kadar geçmeyen bir ablamı tanıdım ailemde. Bak şurası ilgimi çekti.Kopyalamak zorundaydım, gözlerim biraz rahatsız son günlerde de oğlum.
    "Bilirsiniz filmlerde siyahilerin yaşadığı mahalleler tekin olmayan, insanların kaçırıldığı, öldürüldüğü, her türlü suçun ve pisliğin yuvası olan fakir yerler olarak sürekli göze sokulur. Bu filmde ise gece yarısı beyazların oturduğu ıssız bir mahallede dolaşan siyahi adamın uğradığı saldırı söz konusu. Yani ilk başta bahsettiğim algıyı tersine çevirme çabası var." Ne güzel açıklamış ve yorum katmışsın. Emeğine, kalemine sağlık Serhat. Selam ve sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Ece Abla, değerli yorumlarını özlemişim. Kendi bakış açımla değerlendirmeyi seviyorum filmleri ve kitapları, beğeniliyorsa ne mutlu bana. Selamlar sevgiler. :)

      Sil
  7. Çok fazla dramatik sahne var mı ?Çok fazla duyguya vurarak anlatıyorlarsa izlemek istemem doğrusu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dram yönü ağır basan bir film değil, izleyebilirsiniz. :)

      Sil
  8. Film oldukça sürükleyici. Gerilim filmlerinin en büyük sorunu olan anlamsız senaryo bu film için geçerli değil. Tatmin edici bir konusu ve işleyici var. Yazı için teşekkürler :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.