FİLM İNCELEMESİ #17: THE CIRCLE



Başrollerini Emma Watson ile Tom Hanks'in paylaştığı "The Circle" filmi 28 Nisan 2017 tarihinde vizyona girdi. Film Dave Eggers'ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış. Bilimkurgu türündeki filmde yakın gelecek konu ediliyor ve özel hayatın olmadığı şeffaf bir dünya hayali kuran The Circle adlı şirketin faaliyetlerinin ortaya çıkardığı sonucu çarpıcı şekilde gözler önüne seriliyor.



GİZLİLİĞİN OLMADIĞI BİR DÜNYA!

Öncelikle kısaca filmin konusuna değinelim. Yakın geleceği konu edinen filmde Mae Holland isimli bir kız sıkıcı bir işte çalışmaktadır. Günümüzün Apple yada Google firmalarına karşılık gelecek olan The Circle şirketine kabul edildiğini bir arkadaşı vasıtasıyla haber alır ve büyük bir heyecanla herkesin hayalini kurduğu işe kavuşmak için yola çıkar. Olumlu geçen mülakatın ardından rüya gibi bir ortamda çalışmaya başlar. Kendisini o kadar kaptırır ki artık The Circle dünyasından kopamaz hale gelir. Üstelik Tom Hanks tarafından canlandırılan şirketin başındaki kişi Eamon Bailey'e de bir çeşit hayranlık duymaktadır. Kısa sürede yükselişe geçmeyi başarır ve çok popüler hale gelir. The Circle şirketinin "şeffaf dünya" anlayışı başlarda ona mantıklı ve gelecek için umut verici gözükse de iş hayatında yaptıklarının özel yaşamına ve ailesine olan yansımaları kendisi için bir dönüm noktası olur. Bu andan itibaren olaylar farklı bir seyir alır...

Bilmek iyidir. Ama her şeyi bilmek daha iyidir.

Geçtiğimiz hafta sonu gerek oyuncu kadrosu gerekse de konusu itibariyle ilgimi çeken filmi izledikten sonra beklediğimi alamadım. Oyunculuklar, diyaloglar ve filmin işlediği konu çok iyi olmasına rağmen filmde beklediğim hareket yoktu. Hep bir patlama noktası bekledim ancak o an bir türlü gelmedi. Filmde The Circle isimli şirketi günümüzdeki Apple veya Google firmalarına benzetmek mümkün. Özel hayatı ortadan kaldırmayı hedefleyen, siyasiler de dahil olmak üzere tüm insanların özel hayatının bir şekilde açığa vurulması gerektiğini bu şekilde her türlü yolsuzluğun önüne geçilebileceğini savunan bir anlayışa sahip. Şirketin sempatik yöneticisi Eamon Bailey başta "circlars" olarak hitap ettiği çalışanları olmak üzere pek çok kesim tarafından hayranlıkla takip edilmektedir. Bu durum da "özel hayatın yok sayılması" yönündeki faaliyetlerin önünü açmaktadır.



Eskiden maceralara gider, eğlenir ve bir şeyler görürdük. Artık hepsi bundan geçiyor. Bu sana gerçekten normal görünüyor mu?

Black Mirror dizisini izleyenleriniz vardır. Bu bilim-kurgu dizisinde yer alan yakın gelecekteki teknolojilerin toplumu nasıl şekillendireceğinin çarpıcı biçimde ortaya konulması durumu filmde de mevcut. Ortaya koyduğu gelecek tasviri gerçekten endişe verici. Google ve Facebook gibi şirketlerin hakkımızda her türlü bilgiye sahip olması, bu bilgileri saklamaları, her gün biraz daha şeffaf bir toplum inşa etmeleri bu kurgunun çok yakın bir gelecekte gerçekleşmesi ihtimalini düşündürüyor insana. 



Her şeyi göreceğiz. Gerçekleştiği anda fark edeceğiz.

The Circle şirketi sahip olduğu bilgi hazinesiyle kimse farkında olmadan bütün toplumu hatta devleti dahi kontrolü altına almaya başlıyor. Öyle ki artık bir çeşit sanal devlet halini alıyor. Filmi izlerken 1984 romanını okuduğum zamanki "bu aslında günümüzü yahut çok yakın bir geleceğin tasviri" düşüncesine yeniden kapıldım. Zaten kimi eleştirmenler 1984 romanında işlenen "totaliter" anlayışın bir benzerinin The Circle kitabında ve filminde de yer aldığını, bir anlamda temellerinin atıldığına değinmişler. Tüm bunlar izleyenlerin aklına "böyle bir dünyada yaşamak ister miyim?" sorusunu getiriyor. Özel hayatın yok sayıldığı, neredeyse her eylemin topluma açık olduğu bir dünyada yaşamak ister miydiniz? Aslında düşündüğümüzde filmde anlatılanlar yakın bir gelecekten ziyade adım adım içine doğru sürüklendiğimiz bir düzeni tasvir ediyor da diyebiliriz.


Filmdeki gelecek kurgusu, oyunculuklar, diyaloglar ve sisteme getirilen eleştiriler ne kadar yerinde ve başarılı olsa da böyle bir konuya yakışır bir film yapıldığı ne yazık ki söylenemez. Bu anlamda filmi gidip sinemada izlemenizi tavsiye etmiyorum. Belki de öncesinde kitabını okuyanlar için filmden alacakları tat farklı olabilir. İşin bu kısmını size bırakıyorum. Konu hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum.

DEĞERLENDİRME


FİLM MÜZİĞİ


3 yorum:

  1. Tom Hanks var, oyunculuk var, diyaloglar var izlenmez mi bu film? Bırak bu filmde de dediğin gibi patlama sahnesi olmasın. Bilim kurgu çok seyretmem ama hem konusu hem de oyuncular yönünden kendini izlettirir gibi duruyor. Aslında film geleceği değil, günümüzü anlatıyor gibi. Şu an bile Google olsun, mobil oyun ve uygulamalar olsun bilgilerimize rahatça erişebiliyor. Bakalım ileride nasıl bir hal alacak?

    Bu arada filmin posteri ve yazının resmi efsane duruyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten The Circle romanıyla ilgili de ilk çıktığı zamanlarda "ütopik" benzetmesi yapılırken sonrasında gerçek olduğu yönünde yazılar yazılmış. Film de bu düşüncenin ortaya çıktığı bir dönemde çıktığı için günümüzü anlattığı fikrine katılıyorum. Belki bugünün bir tık daha evrilmiş hali olarak düşünülebilir. Filmi izleyince muhtemelen "tat alamamaktan" neyi kastettiğimi anlayacaksın. Çok daha iyisi olabilirdi bana göre. :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.