KİTAP İNCELEMESİ #22: ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ - JOSE SARAMAGO


Ölüm bir anda ortadan kaybolsaydı veya yöntemini değiştirseydi ne olurdu? Jose Saramago, Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş romanında kendine has üslubu ve yazım tarzıyla bu sorunun cevabını arıyor...



İYİ Kİ ÖLÜM VAR!

"Ertesi gün hiç kimse ölmedi." diye başlayan roman sanki okuyanlara "iyi ki ölüm var!" dedirtmek için yazılmış. Bir sabah uyandıklarında ülkelerinde artık ölümün olmadığını öğrenen insanların karamsarlığı ve yaşanan kaos ortamı insanı ister istemez bu düşünceye sürüklüyor. Roman, ele aldığı konu itibariyle distopik niteliğe sahip olsa da Saramago'nun muziplikleri romanı bir 1984 karamsarlığı halini almaktan kurtarıyor.

Ölüm ortadan kalktığında, diriliş de olmayacaktır...

Ölümün artık olmaması insanları ilk başta şaşırtıyor ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünerek kutlamalar bile yapıyorlar. Ancak sonradan anlaşılıyor ki, ölümün olmadığı bir yaşamda bütün düzen altüst oluyor. Geleceğe dair hiçbir umut kalmıyor. Karmaşa, iflas, entrika ve yozlaşmayla dolu bir düzen peydahlanıyor. Cenaze levazımatçıları başta olmak üzere, sigorta şirketleri, hastaneler, bakım evleri, devlet, kilise vb. tüm kurumların ve insanların hayatlarının aslında ölüme ne kadar endeksli oldukları, ölümün olmadığı bir dünyada yaşamanın ilk başlarda düşündükleri kadar keyifli olmadığı ortaya çıkıyor.

... eğer tekrar ölmeyi beceremezsek geleceğimiz karanlık.

Hristiyanlık ve kilise karşıtlığıyla bilinen ve bu tutumundan dolayı ülkesinden uzak sürgün bir hayat yaşayan Saramago, bu romanında da ölümün olmadığı bir dünyada kilisenin ne kadar etkisiz kalacağı üzerine hiciv yüklü değerlendirmelerde bulunmayı ihmal etmiyor. Konuyla ilgili verdiği bir demeçte "aslına bakarsanız Hristiyanlık ölümden beslenen bir dindir..." diyerek bu kitapta yer verdiği eleştirileri bir nevi özetlemiştir diyebiliriz.

Dinlerin varoluş nedeninin temelinde, ölüm olgusu yatmaktadır, din ile ölümün ilişkisi ateş ile barut gibidir, ateş olmadığı sürece barutun işlevi olmayacaktır.

Devlet ve mafya ilişkileri de romanda değinilen bir diğer husus. Adı bilinmeyen bu ülkede ölümün artık var olmaması neticesinde insanlar ölebilmek adına komşu ülke sınırlarını kaçak olarak geçmeye ve yakınlarını buralarda defnetmeye başlıyorlar. Bu akım karşısında sessiz ve çaresiz kalan devletin boşluğunu ise mafya doldurmaya başlıyor. Nihayetinde devlet ile mafya bu konuda gizli bir anlaşma yapmak yoluna giderek yeni bir düzen oluşturuyorlar. Anlayacağınız ölümün artık olmaması gibi olağanüstü bir durumda dahi siyasetçi hala koltuk derdinde, mafya rant peşinde ve kilise de itibarının peşinde koşturmaya, bunları elde etmek için her türlü yola başvurmaya meyilli hareket ediyor. Yazar, bu kesimlerin karakteristik özelliklerini, topluma ve olaylara yaklaşım tarzlarını okuyanın yüzünde tebessümü eksik etmeyecek şekilde muzip bir dille ortaya koyarak eleştiriyor.

ÖLÜM'ÜN DÖNÜŞÜ!


Yazar böyle bir ayrım yapmamış olsa da romanı iki bölümde ele almak mümkün. İlk bölümde yukarıda bahsettiğim gelişmeler yaşanırken, ikinci bölümde ölüm tekrardan ortaya çıkıyor ancak öldürme konusunda bir yöntem değişikliğine gitmeye karar veriyor. Ülkede, ölümün uzun zamandır ortalarda olmayışının biriktirdiği sorunlar ölümün aldığı bu yeni kararla patlama noktasına geliyor. Fakat bu bölümde, ilk kısımda olduğu kadar yoğun sosyoekonomik, sosyokültürel ve çeşitli politik değerlendirmeler yer almıyor. Bunların yerini ölüm ile hedefindeki müzisyen arasındaki ilişkiye yoğunlaşmaya başlıyor. Yani genelden özele ani bir geçiş mevcut. Söz konusu geçiş romanın temposunu düşürerek aynı hevesle okunmasını zorlaştırıyor.

...doğal olan ölmektir ve ölümler ancak doğal gidişatın dışına çıktığında ve artış kaydettiğinde endişe verebilir.

Jose Saramago, aykırı tavrına yakışır şekilde ölümü alışılmışın aksine güzel bir kadın olarak tasvir ediyor. Bu şekilde çirkin, kaba ve ürkütücü ölüm tasvirini kırarak, romanın genelinde varlığına şükrettirdiği ölümü, bir kat daha sevimli ve çekici hale getirmiş oluyor. Romanın geneline baktığımızda da yazar kahramanı ölümü gerçek manada savunuyor gibi. Öyle ki asıl korkulması gerekenin varlığında da yokluğunda da yozlaşma, kargaşa, hile, entrika gibi ahlaki olmayan yollara başvuran insanlar olduğunu vurguluyor bir bakıma. Romanın ikinci bölümünde ölümün son derece duygusal bir yapıya bürünmesi ve müzisyenle arasında geçen diyaloglar da bu yorumu tamamlayıcı nitelikte. Ayrıca, müzisyen ile ölüm arasında yaşananlar, romanın beklenmedik sonuna da zemin hazırlıyor. Saramago, romanını sonlandırış şekliyle de çizdiği farklı ölüm profilini tamamlamış oluyor.

Eğer insanlar ölmeyecek olsalardı ve her şey serbest olsaydı, O da kötü olurdu, değil mi... Hiçbir şeyin serbest olmaması kadar kötü olurdu

SON SÖZLER


Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, yazarın okuduğum ikinci romanıydı. Kendisinin son romanı ve benim okuduğum ilk kitabı olan Kabil'e kıyasladığımda üslup anlamında daha oturaklı olduğunu söyleyebilirim. Ele aldığı konu ve genel çerçevede değerlendirdiğimde de yine çok daha iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca Saramago gibi imla kurallarını hiçe sayarak yazmayı tercih eden bir yazarın romanını çok başarılı bir şekilde dilimize aktaran Mehmet Necati Kutlu'ya da teşekkür etmek gerekiyor. Henüz Jose Saramago okumadıysanız, başlangıç için bu romanı deneyebilirsiniz. Keyifli okumalar...

...sonsuza dek süren bir şey yoktur, ölüm bile sonsuz değildir.







KİTAP İNCELEMESİ #22: ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ - JOSE SARAMAGO KİTAP İNCELEMESİ #22: ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ - JOSE SARAMAGO Reviewed by Serhat Ocak on Haziran 05, 2017 Rating: 5

21 yorum

  1. Aylardır kütüphanemde duran ama bir türlü elimin gitmediği kitap. Umuyorum onun da birgün sırası gelecek. Harika bir anlatım olmuş, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, değişik bir tarzı var, değindiği konular ve bu konular üzerine yürüttüğü fikirler insanı farklı düşünmeye yönlendiriyor. Yazarın kendine has bir yazım tarzı var(imla kurallarını es geçiyor) buna alıştıktan sonra gerisi geliyor. Tavsiye ederim, beğeneceğini düşünüyorum. :)

      Sil
  2. İlginç bir konuymuş. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Hiç bir şey sonsuza dek sürmez.Bitiş cümlesi,süperdi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapta çok sayıda hikmetli sözler bulunuyor. Yazarın dili çok kuvvetli, bu anlamda aldığı ödülü hak ediyor. Benim burada alıntıladıklarım çok kısır kalıyor bu anlamda. :)

      Sil
  4. Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, Saramago'dan okuduğum ilk kitaptı ve beni gerçekten büyülemişti. Kısa zaman içinde de herkese tavsiye ettiğim bir kitap haline gelmişti :) Şimdi yorumunuzu okuyunca tekrardan kitabı hatırlamış hatta bir daha okumuş gibi oldum :) Ne tesadüf ki ben de şu aralar uzun zamandır okuyamadığım Saramago'ya geri döndüm ve "Bilinmeyen Adanın Öyküsü" nü okuyorum. Onu da tavsiye ederim, gayet güzel gidiyor :)
    Alıntılarla ve güzel yorumunuzla beraber tekrardan o dünyayı hatırlamış oldum, elinize kaleminize sağlık :) Sevgilerimle :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun zamandır aklımdaydı ancak yeni yeni okumaya başladım yazarı, ilk okuduğum kitap beklentimin altındaydı, bu romanı ise beklediğimi verdi diyebilirim. Sırada Körlük romanı var... Teşekkürler, sevgiler.. :)

      Sil
  5. Başlangıç romanımım olsun o zaman konusu beni çekti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keyifli okumalar, yazarın bütün kitaplarına vakıf olmasam da tanımak için kötü bir seçim değil, tavsiye ederim. :)

      Sil
  6. Enteresan bir konu seçmiş. Hem ölümden bu kadar korkmak, hem de ölümü bu kadar istemek. Ne yaman çelişki değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanoğlu işte... Çelişkilerle doluyuz. :)

      Sil
  7. Hiç duymadığım kitap. Yorumun bende bu kitabı okuma isteği uyandırdı diyebilirim. Konu o kadar çok ilginç ki ölüm yokmuş. Var olmadığını bilmek bile vahim. Kitap bana yıllar önce okuduğum yine Jose Saramago körlük romanını hatırlattı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Körlük benim sıradaki okuyacağım romanı.. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine almıştım, hakkındaki yorumlar çok iyi.. Yazarın tarzına aşinalığınız varsa bu kitabı da beğenirsiniz muhtemelen..

      Sil
  8. Jose Saramago henüz okumadım ama çok istiyorum belki bu kitap ile başlarım konusu da çok ilginç geldi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarı tanımak için iyi bir başlangıç olur, tavsiye ederim. :)

      Sil
  9. Yine ne güzel bir anlatım. Demek imla kurallarını hiçe saymasına, yani kuralı es geçmesine rağmen ne güçlü bir kalemi varmış. Çevirmeni gerçekten takdir etmeli. Ölüm olmaması; bir düşünürsek hoş değil. Hiç bitmeyeceğini bilmek kim bilir nasıl bunalıma sokar insanı. Ölüm yaşamın özlemidir. Düşündüren bir kitapmış. Kalemine sağlık Serhat oğlum. Hayırlı Ramazanlar dilerim bu arada. Selam ve sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ece Abla. Ölümün olmadığı bir dünya katlanılır gelmiyor bana da. Fazlasıyla düşündüren bir kitap. Hayırlı ramazanlar, selamlar, sevgiler. :)

      Sil
  10. Konusu ilginçmiş gerçekten :)) Yazarı hiç okumadım ama elimde Kabil'i var, bakalım ne zaman okurum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kabil yazarın son romanı. Bu kitabı daha okunabilir ve daha iyi bana sorarsanız. Kabil incelemesini de yapmıştım okumadan evvel fikir sahibi olmak adına bakabilirsiniz. Teşekkürler. :)

      Sil
  11. Merhaba! :) Blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Sizide kendi bloguma beklerim,takip ederseniz mutlu olurum 💎 www.nurundelidolublogu.tk 💎

    YanıtlaSil