FİLM İNCELEMESİ #20: CLICK

click-film-incelemesi


İçinde bulunduğumuz yüz yılın mevcut şartlarının hepimizi adeta hapsettiği gündelik kaygılar ve koşturmacalar arasında neler kaçırdığımızı, sahip olduğumuz en değerli şey olan zamanımızın nasıl kontrolümüzden çıkarak akıp gittiğini hiç düşündünüz mü? Peki elinize tek tuşla zamanı ve bütün anlarınızı yönetebileceğiniz bir kumanda verilse ne yapardınız? Hayata bir mola verip soluklanmak, neler kaçırdığını görmek ve biraz da gülmek istiyorsanız Click  filmi tam size göre. 

HAYATINIZI BİR KUMANDA İLE YÖNETEBİLMEK İSTER MİYDİNİZ?


Adam Sandler'ın baş rolde hayat verdiği ana karakterimiz Michael Newman, başarılı bir mimar ve işinden arta kalan zamanlarda başarabildiği kadarıyla iyi bir aile babasıdır. Ancak bu ikinci kısım biraz lafta kalır çünkü Michael patronun gözüne girmek adına kendisini işine fazlasıyla kaptırmış bir "işkolik". Aslında, tek amacı terfi alarak kendisine ve ailesine daha iyi şartlarda vakit ayırabilmek olan Michael'ın bu çabası iş haricindeki tüm ilişkilerine olumsuz olarak yansır.

Bir gün evdeki kumanda karmaşasından bunalarak her şeyi tek elden kontrol edebileceği bir kumanda bulabilmek umuduyla alışverişe gider. Tam ümidini yitirmek üzereyken "Daha Fazlası" tabelalı kapıdan geçerek Morty adında tuhaf bir adamla tanışır. Bu andan itibaren ise tüm hayatı değişir çünkü Morty'nin ona hediye ettiği kumanda ile hayatındaki tüm akışları istediği gibi yönetebileceğini fark eder. Artık istediği anları ileri sarabilecek, durdurabilecek, sesi kısabilecek ve geçmiş anılarına yolculuk edebilecektir. Sahip olduğu bu müthiş yeteneklerle başlarda her şey güzel gidiyor gibi gözükse de işler Michael'ın kontrolünden çıkar. Her şeyi eski haline döndürmek ve kumandadan kurtulmak istese de bunu yapamaz çünkü Morty'nin kumandayı hediye ederken sunduğu tek bir şart vardır. Bu kumanda iade edilemez!


Ama tek bir şeyi bilmen gerekiyor Michael, bu iade edilemez.

Oyuncu kadrosunda Adam Sandler'ın yanında Kate Beckinsale, Jake Hoffman, Sean Astin ve Christopher Walken gibi öne çıkan isimlerin yer aldığı film 2006 yapımı ve yönetmenlik koltuğunda komedi türü filmleriyle öne çıkan Frank Coraci oturuyor. Film daha çok komedi, bilim kurgu ve fantastik öğeler üzerine inşa edilmiş olsa da dramatik sahneler de içeriyor. Bu kadar farklı türü güzel ve dozunda harmanlayarak başarılı bir şekilde sunmak çok kolay olmasa da Frank Coraci bu yapımında istediğini başarmış diyebilirim. Zamanda yolculuğun Geleceğe Dönüş filmindeki komplike halinden küçük bir kumandadaki bir tuşa indirgenmesi de dikkatimi çeken güzel bir detay oldu. Elimizden düşürmeyip odaklandığımız bu kumandanın ve diğer teknolojik unsurların etkisinde hızla yaşarken, gözümüzün önünde olup bitenleri, hayatın gerçek tatlarını nasıl kaçırdığımızı vurgulayan bir detay aslında. Yani kumanda hayatımızı temsil ediyor gibi aslında. Düşündüğünüzde, hayatın her anı bir kez yaşanıyor ve bir daha iadesi olmuyor. Tıpkı filmdeki kumanda gibi. Bizi öylesine etkisi altına alan bu oyuncaklardan başımızı kaldırdığımızda bir de bakıyoruz ki zaman akıp gitmiş, bir çok önemli anı gerektiği gibi yaşayamamış ve fırsatları kaçırmışız.

Herkes arada sırada otomatik pilota geçer. Ama en önemli değişiklik artık buna ne zaman geçmek istediğine karar veren fıstık gibi bir kumandanın olması.

Filmdeki karakterimizin başına da gelen aynı durum. Sadece biraz daha fantastik hali diyebiliriz. Tek eğlencesi evdeki televizyon ve kumanda olan, onun haricinde tüm zamanını hep daha fazlasını istemeye odaklayarak hayatın zenginliklerinin farkında olmadan kaçıran ve nihayetinde bunun pişmanlığıyla yüzleşmek zorunda kalan bir adam var karşımızda.

Oyunculuklar için de bir kaç söz söylemek gerekirse; Adam Sandler alıştığımız doğallığı ve başarılı oyunculuğuyla karşımızda ve karısı rolündeki Kate Beckinsale ile iyi bir ikili oldukları söylenebilir. En azından sırıtmıyorlar. Sean Astin, efsane seri Yüzüklerin Efendisi'nde Sam karakterini canlandırmıştı. Christopher Walken'ın canlandırdığı Morty karakteri ise filme gerçekten ayrı bir renk katıyor.

Çünkü iyi adamlar arada sırada molaya ihtiyaç duyar.

Son günlerde dram ve gerilim tarzı filmler izlememin etkisiyle biraz rahatlamak ve kafa dağıtmak üzere izlemeyi tercih ettiğim Click, bana beklediğimden fazlasını verdi. İzlemeden önce bu kadar güleceğimi düşünmemiştim. Bunun yanında izleyiciye önceliklerimiz, yaptığımız tercihler ve bunların hayatımıza nasıl yön verdiği üzerine düşünme fırsatı sunan film bu yönüyle bir güldürünün ötesine giderek içi dolu güzel bir yapım halini almış. Karantina günlerinde gerilimden ve ağır dram unsurlarından uzak sizi güldürecek ve hayattaki önceliklerimiz üzerine düşündürecek bir şeyler izlemek isterseniz fazla uzaklara gitmeyin. Click, bu anlamda beklentiyi fazlasıyla karşılayabilecek bir film. Bir soruyla bitirelim, sizin elinizde böyle bir kumanda olsa ne yapardınız?. Unutmayın yaptığınız hiçbir şey geri getirilemez ve kumanda iade edilemez.!


NE OKUDUM NE İZLEDİM PUANI:


FİLM İNCELEMESİ #20: CLICK FİLM İNCELEMESİ #20: CLICK Reviewed by Ne Okudum Ne İzledim on Mayıs 11, 2020 Rating: 5

9 yorum

  1. Başarılı bir inceleme olmuş. Filmi hangi platformda bulabiliriz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Netflix platformunda izledim. Amazon Prime ve Google Movies içinde de bulabilirsiniz. Çok yeni bir film olmadığı için pek çok platformda ve farklı yerlerde bulabilirsiniz muhtemelen.

      Sil
  2. Keyifli bir şeyler izlemek istediğimde izleyebilirim bu filmi. Hatta ailecek bile izlenebilir gibi geldi bana. Ayrıca sorun için ise, o kumandayı hemen bir yere bırakıp, kaçardım herhalde. İşleri daha da karıştırmayalım derdim durduk yere :))
    Emeğine sağlık, güzel bir inceleme olmuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ailecek izlenebilir. Ancak bazı "bel altı" espriler de yok değil, kimi insanları rahatsız edebilir, karar senin :). Tipik Adam Sandler filmi aslında. En doğrusu hiç bulaşmamak. :)
      Yorumun için teşekkürler.

      Sil
  3. Bu filmi sinemada izlemiştim. O zaman çok beğenmiştim, şimdi izlesem gene beğenirim büyük ihtimalle. İnsanın zamanla ilişkisi çok ilginç. Sürekli zamanın yetmediğinden bahsediyoruz. Daha iyi bir zaman planlaması yapsak bu kadar şikayet etmeyiz belki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kapasitemizin üstünde yaşıyoruz belki de, hep daha fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Bir şeyi doğru ve güzel yapmak varken her şeyi yapmak istiyoruz. Sonra da bunu zamanın yetersizliği olarak lanse ediyoruz. Halbuki kendimize bakmamız lazım.

      Sil
  4. Yıllar yıllar önce, Cdcilerden film kiralandığı zamanlarda izlemiştim bu filmi. Çocuktum tabii o zamanlar ama çok sevdiğimi ve tekrar tekrar izlediğimi hatırlıyorum. Hatırımda yalnız komedi filmi olarak kalmış. Yorumundan sonra bir kez daha izlersem çok farklı şeyler düşündüreceğini fark ettim. Bir daha izleyeyim en iyisi, hem gülerim de daha ne :D

    YanıtlayınSil